BAHAR ILIMI

Bu yıl “BAHAR ILIMI” (“SPRING EQUINOX”) İstanbulumuz’da 20 Mart Cuma günü sabah saat 06:45’de idrâk edilecektir; kutlu olsun.
Sâniyen; bu mutlu olayın mübarek Cuma gününe rastlamasında, anlıyana ne ibretler vardır.

İnsanlığın gelmiş geçmiş en büyük şairlerinden Hz. Karacoğlan’ı yavaş yavaş sindire sindire okuyun :

“Değirmenden geldim beygirim yüklü
Şu kızı görenin del’olur aklı
Ön beş yaşında kırk beş belikli
Bir kız bana emmi dedi neyleyim”

Nusreddin hocanın evine bir kez daha hırsız girmiş. Yatağını, yorganını, üç kuruş paracıklarını, kredi kartlarını, seccadesini, kavuğunu, alıp gitmişler. Hocadır, “Ahh..vah !.” diye” döğünürken komşular yetişmiş : “Aman hocam” demiş birisi, “insan kapıya bir köpek bağlamaz mı ?” Diğeri, ” Bir alarm sistemi kurdurmaz mı ?” Bir diğeri, “Hocam, bakan oğlu misali evinde, altı yedi tanecik de olsa, kasa bulundursaydın ya ?” “Hadi olmadı sağlam birkaç ayakkabı kutusu da mı bulamadın ?”
diye akıl verirlerken, “Bâri polise haber verelim..” demiş ötekisi.
“Hadiyin ordan lan bre komşular” demiş hoca. “Anladık.. yine, hâliyle, hırsızın hiçbir kabahati yok…kabahat yine ..lâkin yakalansalar ne fayda ?.. Hırsızı salıvermelerinden geçtim, bizi içeri alırlar diye telâş etmekteyim.”

“Birem birem toplayayım odunu
Bilem dedim bilemedim adını
Albistan yanaklı Türkmen kadını
Bir kız bana emmi dedi neyleyim”

Çok değil bir milyar yıl kadar önce, sevgili dünyamız güneşimizin çevresini tavâfa başladıktan az bir sonra, uzaklardan gelen koca bir kaya kitlesinin dünyamıza küttedenek çarpmasıyla kopan parçadan ay dedemiz oluşmuş, çarpmanın etkisiyle önce şallak mallak olan dünyamız, daha sonra da ay dedemiz sayesinde dikelmiş, dikelme ekseni ise 23 derece kaykılıvermiş idi. Bu kaykılma sonucu ise mevsimler oluşmuş, sevgili dünyamızı da börtü böcek sarıvemiş idi. İzleyen milyonlarca yıl içinde ise, ay dedemiz dünyamızın etrafında fır dolanaraktan onu topaç misali dikelterek takla makla olmasını engellemiş, sonraki zamanda ise gel-gite (med ve cezir) yol açıp dünyamızı şenlendirmiş idi.

Bu eksen kaykılması yüzünden, her 20-21 Mart dolayında ekvator halkamız (ekvatorun oluşturduğu halka) güneşin yörüngesinin halkasıyla hırp diye çakıştığından, bu durum “İLKBAHAR ILIMI” ya da “vernar equinox” tesmiye edilip (isimlendirilip) , ve güya, gece ile gündüz birbirine eşit olduğundan “NEVRUZ” geldi hoş geldi diyerekten bayram etmekteyiz.
Şimdilerde ise, devâsa ateşler yakıp, ele güne hoşgörü ibreti olsun murâdi ile, büyük elçileri ve dahî politikacıları ateş üzre hoplatıp, tabançalarımızla (avuçlarımızla) şıpıdık çalıp alkışlayaraktan, resimlerini gazetelere basmayı iş edinmişizdir.

“Bizim ilde urum olur uç olur
Sızılaşır bozkurtları aç olur
Bir yiğide emmi demek güç olur
Bir kız bana emmi dedi neyleyim”

İmdii.. ve de lâkin:

  1. Gece ve gündüz asla eşit olabilemez. Zîra güneşimiz, battıktan sonra bile, atmosfer kırması yüzünden, 1.5-6 dakika görünmesini sürdürmektedir.
  2. Üstelik hem güney hem de kuzey kutbunda bu sırada güneş asla batmayıp Mevlevî dervişi misâli, ufka paralel dolanıp durmaktadır.
Fakirin teleskopunda Ay Dede

Yıllar önce aklı sivri bazı bilim adamları, “Acep günebakanlar güneşi ne kadar izlerler” merâki ile günebakan çiçeklerini güney kutbunda dikmişlerdi de, zavallım günebekanlar güneşe bakaraktan döne döne boyunlarını yeni yunmuş çamaşır misâli burup, hepten telef olmuşlar idi.

“Karac’oğlan der ki n’olup n’olayım
Akan sularınan ben de geleyim
Sakal seni makkabınan yolayım
Bir kız bana emmi dedi neyleyim”

Köyün birine bir gün uzun boylu, seyrek bıyıklı, reis tavırlı bir adam gelmiş. Köylüler etrafına toplaşmışlar.
Uzun adam, “Eyy köylü milletiii !..” demiş “Ben sizin peygamberinizim..!”
“Hâşâ” demiş köylüler, inanmıyoruz sana, sen töbe peygamber neyim değilsin.”
Uzun adam karşıdaki duvarı göstermiş, “Şu duvarı konuşturursam inanır mısınız peygamber olduğuma ?”
“İnanırız demiş” köylüler. “Hele bir duvar konuşsun, senin peygamber olduğuna billâh inanırız”
“Eyy duvaar !” demiş uzun adam. “Konuuş !!.. Konuş ve benim peygamber olduğumu söyle bu köylü milletine ! ”
Duvar ossaat dile gelmiş:
“Eyy köylü milletiii ! Bu adama sakın ola inanmayın..o peygamber değildiir..bu adam sahtekârın biridiir ! ”

Dünyamızın aydınlık parçası ile karanlık parçasını ayıran çizgiye “ara çizgi” ya da “Terminatör” denir. Dünyamıza uzaydan baktığınızda gördüğünüz gece ile gündüzün ayrıldığı çizgidir bu. Yirmi Mart’ta bu “ara çizgi” hem kuzey hem güney kutbunun üzerinden aynı anda geçer.
Lâkin atmosferimizin güneş ışığını kırması (“refraction”) nedeniyle hem kuzey hem de güney kutbunda 20 Mart’ta güneşimiz 24 saat süreyle durmadan ufuk çizgisinde 360 derece dönerek pırıldar, ve iki kutupta da 24 saat boyunca gece asla olabilemez.
Akıllara ziyan bilgiler bunlar kıymet bilene.

Fakirin teleskopundan “Mare Crisium”

Bahar ılımında (ve de hatta güz ılımında) sevgili güneşimiz tam DOĞUDAN DOĞAR ve TAM BATIDAN BATAR. Yılın diğer günlerinde SEVGİLİ GÜNEŞİMİZ ASLA tam doğudan doğup tam batıdan batmaz.
Pusulalarınızı akord etmeniz için bulunmaz bir fırsattır bahar ılımı.

Bu bir gerçek olaydır, uyduruyorsam nâmerdim : Adamın biri AKEPE mitinginde avazı çıktığı kadar “İbnee!!” diye bağırıp fikrini belirtmiş. Adamcağızı ossaat derdest edip başçalana hakâretten hâkimin karşısına çıkarmışlar.
“Ne var bunda hakâret olacak hâkim bey ?” demiş. “Ben de eşcinselim ve bana ‘ibne’ denilmesine de hiç kızmam”.

Deveye sormuşlar “boynun niye eğri ?”
“Ne eğrisi lan !” demiş “hepsi montaj”.

Gözleriniz hep yükseklerde olsun
HPT Prof. Dr.Timur Sumer

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s