LUCIANO PAVAROTTI


images-1 
THE RISE AND THE FALL OF PAVAROTTI      (CLICK TO LISTEN)High “C”  When He Was Goodand his misery in “Its the man’s world”  where James Brown was brilliant and his savior.

O sole mio (1)” in 1992 at the beginning of decline 

 and “O sole mio (2)” in 2008

LUCIANO PAVAROTTI OWES HIS WEALTH AND FAME AMONG COMMON PEOPLE TO THE LOSS OF HIS VOICE. HIS VOICE GRADUALLY DETERIORATED  AFTER 1990, AND DURING HIS LAST YEARS, HE WAS UNABLE TO SING EVEN THE MOST BASIC ARIAS. IT IS OF INTEREST THAT HIS FAME AND WEALTH INCREASED DURING THIS TIME. PUBLIC DID NOT KNOW OR CARE ABOUT HIM WHEN HE WAS THE “MASTER SINGER”, HOWEVER THEY ADMIRED HIM THROUGH HIS HORRIBLE “THREE TENORS” SHOWS IN PARKS AND STADIUMS WHEN HE PERFORMED POPULAR SONGS LIKE “O SOLE MIO” OR “THIS IS MAN’S WORLD”.

LUCIANO PAVAROTTI ZENGİNLİĞİNİ VE ÜNÜNÜ SESİNİ KAYBETMESİNE BORÇLUDUR.
PAVAROTTİ 1990 Lİ YILLARDAN SONRA GİDEREK ARTAN BİR ŞEKİLDE SESİNİ YİTİRMİŞ, HELE SON YILLARINDA EN BASİT ARYAYI BİLE SÖYLEYEMİYECEK DURUMA GELMİŞTİ.
İLGİNÇTİR Kİ, PAVAROTTİ’NİN ŞÖHRETİNİN EN ÇOK ARTTIĞI VE DE EN ÇOK PARA KAZANDIĞI DÖNEM BU SESİNİ KAYBETTİĞİ DÖNEMDİR. AHALİMİZ, KENDİNDEN BEKLENDİĞİ ÜZERE, DÜNYANIN EN BÜYÜK TENORU OLDUĞU DÖNEMLERDE PAVAROTTİ’Yİ İPLEMEMİŞ , NE ZAMAN Kİ GARİBİM SESİNİ YİTİRMEYE BAŞLAYIP DA ÇARESİZLİĞİNDEN, “O SOLE MIO” YA DA YUKARIDAKİ “THIS IS A MAN’S WORLD” GİBİ ŞARKILAR SÖYLEMEYE SOYUNMUŞ, İŞTE O ZAMAN HIZLA HALKIMIZIN GÖZÜNE GİRİVERMİŞTİR.
TİMUR

TEMEL’İN EŞEKLERİ VE OBAMA

Altın saçsam obama
Hırsız girmez odama
‘Van minut’ dedik diye
Koştu geldi Obama
Fikir uçuşmaları, ve Temel’in eşekleri ve Obama

Temel’imizin iki adet eşeği olmakla, birini yekdiğerinden ayırmaktan aciz, “nitsek de ha pu eşekleri ayırapilsek uşaklar ?..ikiz kardaş misali aynular da.. isim bile yakıştıramamaktayüz vay başımıza..” diyerekten kıvranırken, Dursun’dur feryada amade seyirtip, “Temelcuum..ha pirinün kuyruğunun ucundan azcık kesesun daa” demesiyle, hakketen yaman faydasını görmüş ise dahi, kuyruktur, iki aya kalmadan yeniden evveli haline uzmasıyla, Temel’imizi yeniden efkar sarmış idi.
Temel’imizin kadim yoldaşı “iyi ki varsın” Dursun ise imdaduna yetişmekle yine nûs (nasihat) eylemiş, “ha pu eşeklerin birusunun boyu mutlak diğerundan kısadur.. ölçüversen mutlak ayırırsun birbirundan ki.. oh ne güzel.. ” diyerekten efkar (fikirler) salmış, Temel’miz dahi eşeklerin boyunu cetvele vurmasıyla, ziyade bir sevince duçar olup , “uyy be Tursuncuum, ula sen dâhi misun nesün..? ula pu ne güzel akıllardur daa.. ula Hz. Einstein senin yanında kaç paradur daa..ula essahtan siyah eşek beyaz eşekten iki santim taha uzundur daa !!..” diyerekten feryatlanıp, göbek ataraktan horon dönmüş idi.
Amerika imparatorluğu basına “Obama ve Biden” ikilisinin seçilmesiyle Türkiye’miz gazetelerindeki yazı bolluğu, Amerikan gazetelerinin dahi kat be kat üzerindedir ki, anlayana ne ibretler vardır bu işte.
Basınımız şövalyeleri, tarihin en yaman Türkiye karşıtı ikilisinin seçimine neden anlamadan ya da anlayarak şıkıdım dönüp göbek atmaktalar bakalım ?
Obama’nın yüzde elli “beyaz” ırktan olduğu halde, “siyah” sayılması nedendir bakalım ? Geleneksel ırkçı inancına hürmeten, 1/16 zenci geni taşısanız dahi “zenci”siniz Amerika’da da onun için. Ve dahi, Obama’dır, “özüm gayetle zenciyim” deyip renk seçimini ayan ettiği için.
Arap köle tacirlerinin gayreti ile, Afrika ahalisinden çalınıp okyanus aşırı taşınanların pek çoğu tarlada çalışırken, tarla eshabı (sahipleri), eli yüzü düzgün olup da, aklı daha çok olan zencileri seçip evlerinde hizmetçi ve de uşak olarak hafif işlerde çalıştırdıklarından, ve dahi bunlardan nice gayri meşru evlat edinerek genlerini şallak mallak etmeyle, deri renklerini dahi az biraz beyzaya (beyaz) doğru açtıklarından, hatta bunlara okuma yazmayı dahi öğrettiklerinden, kölelik bittiğinde ise, bu beyazımtrak zenci kısmı siyahların yüzde beşinden azını yapsalar dahi, deri rengi daha koyu olanların başına “aristokrasi” olmakla ceplerini doldurmuşlar, dahası, yok “bir rüyam var” yok “değişiklik gerek” nidalarıyla şimdicik en tepelere taşınmışlardır..
Vampir öykülerinin usta yazarı Anne Rice’ın “The Feast of All Saints” kitabını okumayanlar bari filmini izleseler, muradımız daha iyi anlaşılır.
Obama’nın ise kölelikle katiyyen ilgisi olmayıp Konya’lı değil de Kenya’lı (Fatih Altaylı’dan) olan babasının kısa bir süre Amerika’yı ziyaret ettiği bir sıra, beyza anasını nikahına (!) alması sonucu peydahlandığı için, bu aristokrasiye kestirmeden katılıp senatör seçilmiş, ve dahi kısa bir sürede milyoner olmuş idi.
Aday olduğunda ise, silah satıcıları ve hırsız bankerler göbek atıp, “oh ne güzel, bu yiğit adeta ikinci bir puşt (“Bush” okunur).. ha punu başkan seçtirelim de Temel’in eşekleri misali, hiç kimesne farkı görmesin..” diyerekten, McCain’e verdiklerinin 5 katını “barışsever !” Obama’ya vermişler, Türk basınının şövalyelerinin dahi bu göbek oyununa katılmasının yolunu açmışlar idi.
Suların menekşelendiği erken akşamın güney semalarında Jüpiter’i ve aynı anda güney batıda ışıldayan Venüs (Çulpan) gezegenini izlerseniz tüm bu olanların anlamsızlığını anlar huzura erişirsiniz be yaran.
Ekimizde Rick Krejci nam arkadaşın “İRİS” bulütsü görüntüsünü göndermekteyiz ki, dikkat ile izlendikte, İRİS’in “Obama seçilse n’oluuur.. seçilmese no’lur” dediğini duyarsınız da kulaklarınız bayram eder.
Uzaya bir baksanız hayat görüşünüz değişir.
Gözleriniz hep yükseklerde olsun.
Fakir-i pür taksir,
Timur Sümer