TEMEL HUZUR EVİNDE


Doksanlık Temelimiz huzur evinde çok beğendiği koridor komşusu ile yüz liraya anlaşmış, birlikte yatağa girmişler. Ateşli bir mübadele-i hissiyat sonunda Temeldir, cığarasını içerken düşünmekteymiş : “Uy şaştum da kaldum billa.. pakire olduğunu pileydum, ikiyüz lira pilem verirdum daa..”
Güzel komşu kadın ise sigarasını tellendirirken düşünmekteymiş : “Uy şaştum da kaldum billa..ha pu kadar sert kalduracağunu pileydum, külotlu çorapimu çıkarırdum daa..”.

Soygun

Kalburun saman içinde olduğu evvel bir zamanda, kanun kaçağı
üç adet salyangoz kaplumbağa kardeşimizi karanlık bir köşede
pusuya düşürüp bir güzel de pataklamakla
kalmayıp, kredi kartlarını ve de parasını dahi
araklamışlardı. Bu duruma, hâliyle, neden sonra yetişen
kahraman polisimiz ise,hem biteni hem de olanı sorunca, kaplumbağa;
“Ne olduğunu anlıyamı bildik memur bey, her şey göz açıp
kapayıncaya kadar çabucanak oluverdi birader” demiş idi.

13.yüzyılda

DÖRT KİTABIN MANÂSIN
OKUDUM HÂSIL ETTİM
IŞIĞA GELİNCE GÖRDÜM
BİR UZUN HECE İMİŞ

diyen Hz.Yunus Emre, ışık hızının bir saniyede
dünyamız çevresini sekiz defa dönebilecek kadar hızlı
olduğunu biliyor muydu dersiniz?
Jüpiter’i hiç görmedim diyeniniz varsa gecenin kör
karanlığında, güney-güney doğuda yükselen
pırıldayan bu en parlak gezegene bir
göz atıversin.
Gözleriniz ise hep yükseklerde olsun.
Timur