
HAZERYALI HÜRREM VE SATÜRN
Sevgili arkadaşlar be…:
Durmaksızın ayrılıktan şikayet ederek o denli soluğu yakıcı bir bülbüle döndük ki, bahçemizden serin bir sabah rüzgarı geçse, o serin rüzgar bile ateş kesilir oldu.
“Biz bülbül-i muhrik, dem-i şekvayı firakız
Ateş kesülür geçse sabâ gülşenimizden”
(II. Selim)
(muhrik=yakıcı; dem=soluk,nefes; fırak=ayrılıkkeder; şekva=şikayet;gülşen=gül bahçesi;saba=sabah rüzgarı)
Kalburun saman içre olduğu evvel bir zamanda, aslandır, ininden çıkıp dağda gezmekteyken bir kediye raslamis ; “hayret bir şey, bu da bizim cinsimizden olup da, fakat neden bu kadar minnacık kalmış” deyip , yakına gelip selâm vermenin ardından, “hey bre kardaşlık, sen de sır (aslan) cinsinden olmaktaysan da nice ola böylecene ufacık tefeciksin” diye sorunca, fitne kedi cevap verip, “aahh gardaşlık sen âhi bilir misin, insan oğlunun eline düşmekle aha böylecene bücür kaldım. Sakin ola, sen şen ol insan eline düşme” demiş. Öykünün gerisini başka bir yazıda anlatsam gerek.
Yeni yıl armağanı gezegen gözleyicimizle oynarken bir de gördük ki 21 Ocak 2006 akşamı Satürn (Zuhal), sevgili dünyamız, Venüs (çulpan), sevgili güneşimiz ve de Mars, 5’i birden, ip misali sıraya dizileceklerse de (bu durum “conjunction” tabir olunur) biz yalnızca güney göğünde Zuhal’i Satürn”ü göreceğimizden Zuhal sevenler dışında hiç kimse için önemi olmayacaktır..
Saniyen, az bir az evvelde, yaranden biri, güneş tutulmasının depremle bağlantısı olup olmadığını sorduysa da, fakir, tüh yüzümüze ki, bu soruyu henüz hatırladığımızdan, cevap olsun diye NASA’dan aldığımız bir yazıyı bu mektuba sevabımıza ulamış bulunmaktayız. NASA’lı mütefekkir özet olarak demektedir ki; “deprem ve onun gibi hiçbir doğal müzürlukların, güneşimizin ya da ayımızın tutulmasıyla ilgisi olabilemez” deyip, fakirle bu konuda hemfikir olduğunu da bilhassa belirtirmektedir.
Cahit Ülkü adlı, niyeti güzel yazarımızın “Son Hazeryalı” kitabını okuyunca, amanın, Sarı Selim’in anası Hürrem cadışı meğersem koca bir Türk kavmının topluca Yahudi dinine dönmesiyle oluşan Hazer imparatorluğunun son prensesi olup, Tatar kolcularca kaçırılıp saraya satılması ardından Kanuni Süleyman’ın gözdesi olup, sümme hâşâ meclisimizden dışarı, sarı Selim’i de Kanuni’den değil de, kendi gibi bir Hazeryalı’dan peydahlaması üzre…geri kalan Hazerya’lı Yahudi Türk’ler ise haydaa doğu Avrupaya göç edip orada öyle bir çoğalmışlardır ki, Hitler yezidi ise ünlü soykırımını aslında Yahudi’lere karşı değil de, töbeler olsun, sanki Türk’lere karşı eylemiştir diyesi var.
Bu olaylar Yunus’dan çok sonra olduğu için, iskimiz (ışığımız, aşığımız)bu konuda hiçbir söz eyitmemiştiyse de aynen şöyle demiştir:
“İşkin aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dünü günü
Bana seni gerek seni”
Sular menekşelenip, evlerinizin İSKları yandıkta, güzel yüzünüzü önce güneydoğuya çevirip muhteşem Venüs (Çulpan) gezegenine hayran olasınız. Saniyen saat 19:00 dolayında göklerin hakimi avcımız Orion burcunun yükselişini, eğer ki isterseniz, bütün gece izliyebilirsiniz. Salısen, Orion’un sol altında gecenin en parlak yıldızını göreceksiniz ki, kendisi Sırıus adıyla anılır ve de Orion avcısının kelpinin (köpeğinin) burnu sayılır.
Vakit 21:00’e doğru, Orion’u tamasayla yutkunurken bir karış sağında, heyhât, giderek sevgili dünyamızdan uzaklaşmakta olan Mars’i ve de bir karış sol altında da , müjdeler ola ki, sevgili dünyamıza giderek yaklaşan Satürn (Zuhal) gezegenimizi göreceksiniz ki hayretinizden gözleriniz fal deliği misali açılıp içinizde şairliğe hevesleniniz dahi olacaktır.
Hayır duanız almak içün, Zuhal gezegeninin kutuplarında oluşan ve “aurora” denilen pırıldakları gösteren bir resimi de, ne zahmeti canım , ekleyiverdik.
Hatta bu da yetmez gibi, hiç utanmadan, dedesi fakirin anlattığı bir gülmece çok hoşuna gelen torunumuz (6 aylıkken) Ayla’nın katılaraktan gülmesinin suretini de uladık ki, bu da görgüsüzlüğümüze yorula ve de hoş görüle.
Gözleriniz hep yükseklerde olsun.
Hakir-i pür taksir
Dr. Timur Sümer
Ayla 6 aylık St.Louis
HAZERYALI HÜRREM VE SATÜRN
Sevgili arkadaşlar be…:
Durmaksızın ayrılıktan şikayet ederek o denli soluğu yakıcı bir bülbüle döndük ki, bahçemizden serin bir sabah rüzgarı geçse, o serin rüzgar bile ateş kesilir oldu.
“Biz bülbül-i muhrik, dem-i şekvayı firakız
Ateş kesülür geçse saba gülşenimizden”
(II. Selim)
(muhrik=yakıcı; dem=soluk,nefes; firak=ayrılık,keder; şekva=şikayet;gülşen=gül bahçesi;saba=sabah rüzgarı)
Kalburun saman içre olduğu evvel bir zamanda, aslandır, ininden çıkıp dağda gezmekteyken bir kediye rast olmag ile, “hayret bir şey, bu da bizim cinsimizden olup da, lakin ne içün bu denli minnacık kalmış” deyu mülahaza ederek, yakın varıp selam verme ardından, “hey bre kardaşlık, sen de şir (aslan) cinsinden olmaktaysan da nice ola böylecene ufacık tefeciksin” deyu sual ettikte ,fitne kedi cevaba ayaz edup, “ahh gardaşlık sen ahı bilir misin, insan oğlunun eline düşmekle aha böylecene bücür kaldım. Sakın ola, sen sen ol insan eline düşme” diyesi var. Öykünün bakiyesini başka bir yazıda anlatsam gerek.
Sene-i cedid yadigarı gezegen gözleyicimizle oynarken bir de gördük ki 21 Ocak 2006 akşamı Satürn (Zuhal), sevgili dünyamız, Venüs (çulpan), sevgili güneşimiz ve de Mars, 5’i birden, ip misali sıraya dizileceklerse de (bu durum “conjunction” tabir olunur) biz yalnızca güney semasında Zühal’i göreceğimizden Zühal sevenler dışında hiç kimesne için kıymet-i harbiyesi olmayacaktır..
Saniyen, az bir az evvelde, yaranden biri, güneş tutulmasının depremle bağlantısı olup olmadığını sual ettiyse de, fakir, tüh yüzümüze ki, bu suali henüz hatırlamakla, cevap olsun için NASA’dan aldığımız bir yazıyı bu mektuba sevabımıza ulamış bulunmaktayız. NASA’lı mütefekkir özet olarak eyitmektedir ki; “tezezzülat-ı arziyye (deprem) ve ona kıyas hiçbir doğal muzuratın (muzurlukların) güneşimizin ya da ayımızın tutulmasıyla ilgisi olabilemez” deyip, fakirle bu konuda hemfikir olduğunu da bilhassa tebaruz ettirmektedir.
Cahit Ülkü nam, niyeti güzel yazarımızın “Son Hazeryalı” kitabını kıraatle, amanın, Sarı Selim’in anası Hürrem cadısı meğersem koca bir Türk kavminin topluca Yahudi dinine dönmesiyle oluşan Hazer imparatorluğunun son prensesi olmakla, Tatar kolcularca kaçırılıp saraya satılması ardından Kanuni Süleyman’ın gözdesi olup, sümme haşa meclisimizden taşra (dışarı), sarı Selim’i de Kanuni’den değil de, kendu gibi bir Hazeryalı’dan peydahlaması üzre…geri kalan Hazerya’lı Yahudi Türk’ler ise haydaa doğu Avrupaya göç edip orada öyle bir çoğalmışlardır ki, Hitler yezidi ise ünlü soykırımını aslında Yahudi’lere karşı değil de, töbeler olsun, sanki Türk’lere karşı eylemiştir diyesi var.
Bu olaylar Yunus’dan çok sonra olduğuçün, ışkımız (ışığımız, aşığımız)bu konuda hiçbir söz eyitmemiştiyse de aynen şöyle demiştir:
“Işkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dünü günü
Bana seni gerek seni”
Sular menekşelenip, evlerinizin İŞKları yandıkta, güzel cemalinizi (yüzünüzü) önce güneydoğuya çevirip muhteşem Venüs (Çulpan) gezegenine hayran olasınız. Saniyen saat 19:00 dolayında göklerin hakimi avcımız Orion burcunun yükselişini, eğer ki isterseniz, bütün gece izliyebilirsiniz. Salisen, Orion’un sol altında gecenin en parlak yıldızını göreceksiniz ki, kendisi Sirius tesmiye edilir (isimlendirilir) ve de Orion avcısının kelpinin (köpeğinin) burnuna tekabül eder.
Vakit 21:00’e doğru, Orion’u tamaşayla yutkunurken bir karış sağında, heyhat, giderek sevgili dünyamızdan uzaklaşmakta olan Mars’ı ve de bir karış sol altçasında da , müjdeler ola ki, sevgili dünyamıza giderek yaklaşan Satürn (Zuhal) gezegenimizi göreceksiniz ki hayretinizden gözleriniz fal deliği misali açılıp içinizde şairliğe hevesleniniz dahi olacaktır.
Hayır duanız almak içün, Zuhal gezegeninin kutuplarında oluşan ve “aurora” tesmiye pırıldakları gösteren bir resimi, ne zahmeti canım , ekleyiverdik.
Hatta bu da yetmez gibi, hiç utanmadan, dedesi fakirin anlattığı bir gülmece çok hoşuna gelen torunumuz (6 aylıkken) Ayla’nın katılaraktan gülmesinin suretini de uladık ki, bu da görgüsüzlüğümüze yorula ve de hoş görüle.
Gözleriniz hep yükseklerde olsun.
Hakir-i pür taksir
Timur
