
08.10.2014 20:25
KARINCALARI DELİRTEN PARAZİT
Önce sübjektif bir düşüncemi yazayım. Bir endokrinolog olarak birçok “psikiyatrik” hastalığın ileride biyokimyasal bozukluklar olarak açıklanacağını ve tedavilerinin bazı imün veya endokrin sistem kontrol edici ilaçlarla mümkün olacağını düşünüyorum.
Bu yazı dizisinde hayvanlarda ya da insanlarda delilik olarak adlandırılabilecek davranışların nedenlerinin parazit ya da enfeksiyon olabileceğini göreceğiz. Bu örnekler bilim kurgu gibi gelse de doğada gerçekten gözlenmiş olaylar. İsteyenler için kaynaklar aşağıda, yazının sonlarında. Dizinin ilk yarısında karıncalar var.
—–o—–
Dicrocoelium dendriticum.
D. Dendriticum parazitik bir yassı solucan.

Parazitlerin kendileri de başka parazitler tarafından enfekte edilebilir. (Örneğin bakteriler içlerine giren virüslerin genetik yapısına göre nitelik değiştirebilirler.)
Parazitler sıtma oluşturan plasmodium falciparum gibi tek hücreli protozoalardan veya yuvarlak, yassı, ya da şerit şeklinde sınıflandırılan helmintlerden (solucanlar) oluşmakta.
D. Dendriticum bu parazitlerin yassı olanlarından ve evrim sonucu inek gibi geviş getiren hayvanların karaciğerinde yaşamlarını sürdürüyorlar. Parazitlerin neden olduğunu bilmediğimiz nedenden dolayı çoğalmaları için bazen birçok aşamadan ve konaktan geçmeleri gerekiyor. Aşağıda DD’nin D harfi şeklindeki yumurtasının mikroskoptaki görünüşü var.
Solucanın ineğin karaciğerinden safra sistemi ile barsaklara geçen yumurtaları hayvanın dışkısıyla etrafa saçılıyor. (Doğada niye diye sormayacaksın) İnek, öküz dışkısıyla beslenen salyangozlar bu yumurtaları da alıyorlar. Salyangozlar ağır ağır yollarına devam ederken yumurtalar değişim geçiriyor. İki oosit evresini geçip, serkarya (cercaria) haline geliyorlar. Serkarya halindeki parazitler, salyangozun solunum sistemine geçip salyangozun hareketini kolaylaştıran sümük yumaklarının içine giriyorlar. Salyangoz hareket ederken sümüklerini ayaklarının altına yayıyor ve böylece serkaryalar tekrar toprağa dönüyor.
Salyangoz
Yine nedendir diye sormayın (bana göre karıncaları çeken bir kimyasal madde var olmalı) karıncalar bu sümükleri yiyor ve solucanın serkaryaları tarafından enfekte oluyorlar. Genelde gerek salyangoz gerekse karıncalar çimlerin diplerinde inekler tarafından ezilmeden ve yenmeden dolaşıyorlar.
Karınca
İşte burada olağan dışı birsey oluyor: Salyangozun sümüğünü yiyen karıncalara geçen serkaryaların çoğunluğu karıncaların karınlarının altında kist halinde duruyor. Birkaç serkarya ise metaserkarya haline geçip ezofaguz (yutma borusu) altındaki karıncaların nöronal ganglionlarına geçip karıncanın davranışını kontrol altına alıyor. Normalde ineklerden kaçan karıncalara bir şeyler oluyor. Normalde sağlıklı karıncalar güneş batıp hava soğumaya başlayınca yuvalarına dönmeye başlıyor. Metaserkaryanın kontrolündeki karıncalar ise gidip çimlerin en taze ve yeşillerinin üstünde çimleri ısırıp sabaha dek bekliyorlar. Eğer inekler gelip çimleri ve onları da yemezse sabah havanın ısınmasıyla normal yaşamlarına dönüyorlar. Taa ki akşama dek.
Solucanın metaserkarya halinde iken karıncayı birtakım biyokimyasal maddelerle etkileyip karıncanın davranışını özellikle de ineklerin çimleri en çok yedikleri akşam güneş battıktan ve sabah güneş doğmadan önce bu davranışlara sürüklemesi olağanüstü. Yeşil çimenlerle birlikte karıncaların da yenmesiyle solucan ineklerin sindirim sistemine ve oradan karaciğerine geçerek yaşam evresini tamamlıyor ve erişkin yaşamına devam ediyor.
İLGİLİ YAZI :”KARINCANIN İNTİHARI” FİKİR UÇUŞMALARI BÖLÜMÜNDE https://timursumer.com/?p=1306
