BİZ BU AŞUREYİ NEDEN YİYORUZ ?

ASURE

“Biz bu aşureyi niye yiyoruz?”

Bİr soylu ve marabası uzun bİr yolculuktalar.Maraba arabayı çekmekte,soylu keyİf sürmekte.Böylece İlerlerken bİr öküzün pİslİğİnİ görür yerde soylu. “Ey maraba,” der. “Şu boku ye, neyİm var neyİm yoksa senİndİr.” Maraba tereddüt etse de sonunda yer o boku ve her şeyİn sahİbİ olur.Şimdi soylu çekmektedİr marabanın oturduğu arabayı. Ama yedİremez maraba bu İşİ kendİne.Bir süre sonra bİr kez daha pİslİkle karşılaşırlar.Maraba döner,”Sen de şunu ye,her şeyİnİ gerİ vereyİm sana,” der.Nİhayetİnde her şey eskİ halİnİ almıştır.Maraba yİne maraba, soylu yİne her şeyİn sahİbİ.Bİrbİrlerİne bakarlar. Der kİ maraba, “Madem bir şey değİşmeyecektİ, bİz bu boku neden yedİk?”

Geldik Muharrem ayına…

İki farklı görüntü yaşayacağız.

Birincisi; evlerde aşure pişecek, komşulara dağıtılacak, keyifle kaşık sallanacak.

Bir “kutlama” görüntüsü…

İkincisi; ekranlarda, gazete fotoğraflarında, karalara bürünmüş insanlar, zincirlerle dövünüp kendilerini kanatacaklar.

Bir “yas” görüntüsü…

İkisi de aynı tarihte. Aynı dinin mensuplarından birileri derin bir yas sergilerken diğer bir kesim adeta onlarla alay eder gibi bir kutlama nasıl yaşar ? Neden yaşar ? 

Bu neden böyle oluyor ?

Din bezirgânı, insanları her şeyden önce din konusunda cahil bırakmayı gerekli gördüğü, kafa çalıştırtmamayı da temel kural olarak yerleştirdiği için böyle oluyor. Neyi neden yaptığını bilmemek, temel kural.

Hani kutlama olarak bir aşure yiyoruz da, neden yiyoruz onu bilelim.

İlk önce birileri neyin yasını tutuyor, onu belirterek başlayalım.

Yas tutanlar (Şiîler), peygamberin torunu Hüseyin’in çocukları ile birlikte Kerbelâ’da Emevîler tarafından vahşice katledilişinin protestosunu yaşatıyorlar.

Gerçekleştirdiği bu vahşetten sonra Emevî yönetiminin tavrı ne olmuş ?

Şiîlerin protestolarını canlı tutmak için sergiledikleri bu yası boğuntuya getirmek, etkisiz kılmak için, siyasal bir taktik olarak, aynı günü bir bayram havasına sokup insanlara kutlatmak geleneğini başlatmış, bunu Sünnî kesim içinde ve giderek tabiî Osmanlı’da, Türkiye’de yerleştirmiş. Birileri “Peygamberimizin soyu katledildi” diye yas tutarken, neyi neden yediklerini bilmeyen din kardeşlerinin de aşure keyfi sürdürmesinin nedeni bu. (Kaynak 1)   

Tabiî “Peygamberin soyunun kurutuluşunu aşure yiyerek kutlayalım” diye halkın önüne çıkılamayacağı için Kerbelâ Olayı’nın yaşandığı Muharrem’in 10. gününe başka anlamlar yüklenmiş. “Bu çok kutsal bir gündür” denmiş. “Peygamberimiz o güne çok önem verirdi, oruç tutardı” denmiş. (Nitekim bazılarımız bu nedenle oruç tutar).

Peki, peygamber Muharrem’in 10’unda neden oruç tutarmış, onun yolundan gidenler neyin orucunu neden tutuyorlar bilen var mı ?

Genelde yok tabiî.

Efendim, Yahudilerin en kutsal günleri “Yom Kipur Katan” günüdür. Bu, Musa’nın onları Firavun’dan kurtardığına inandıkları gündür. Yahudiler o gün oruç tutarlar. Peygamber Mekke’den hicret ettiğinde, Medine’deki Yahudilerin o gün oruç tuttuğunu görmüş, sebebini sorup öğrenince, “Ben de tutarım, biz de tutalım. Biz Musa’yı severiz, ona daha da layığız” diye oruç tutmuş, başkalarına da tutmayı emretmiş, bu geleneği başlatmış. (Kaynak 2, 3, 4)

Eee, tabiî, milletin önüne çıkıp da “Aşure yiyin de peygamberin soyunun kurutuluşunu kutlayın… Oruç tutun da Yahudilerin ‘Yom Kipur’unu kutlamış olun” denemezdi. Bu konuda düşülen telâş nedeniyle, dikkatleri başka yöne çekmek ve  Muharrem’in 10’una yine de bir kutsallık yükleyebilmek için uydurmacılıkta bir rekor kırılmış. Asırlardır insanlara bu uydurmalar hem de en saygın bildikleri kişi ve kurumların da desteği ile pompalanır. (Ne kadar yaygın bir kampanya ile pompalandığını göstermek için örnek olarak seçilmiş olan aşağıdaki 4. ilâ 30. sıra arasındaki kaynaklara göz atılabilir). Bakın Muharrem’in 10’unda (her kim nereden, nasıl biliyorsa) sözde neler olmuş :  

1. Hz. Nuh, gemisini Cudi Dağı’nın üzerine o gün demirlemiş. ( Yeriyle, günüyle bunu Dünya’da bir tek biz biliriz). 
2- Hz. Yunus, balığın karnından o gün kurtulmuş.

3- Hz. Adem’in tövbesi o gün kabul edilmiş.
4- Hz. Yusuf, kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan o gün çıkartılmış.

5- Hz. İsa o gün dünyaya gelmiş ve o gün semaya yükseltilmiş. (Hristiyanlardan saklıyoruz bunu. Onlar bilmez).  
6- Hz. Davut’un tövbesi o gün kabul edilmiş. 
7- Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail o gün doğmuş.

8- Hz. Yakup’un, oğlu Hz. Yusuf’un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamış. 
9- Hz. Eyyüb, hastalığından o gün şifaya kavuşmuş.

10- Hz. İbrahim’in, Nemrut’un ateşinden o gün kurtulmuş.

Musa Kızıldeniz’i yarıp taraftarlarını o gün kurtarmış.

Bu kadar dolmayı “gık’ çıkarmadan yuttuktan sonra üzerine aşure de iyi gider.

Afiyet olsun !…

 

KAYNAKLAR :

1. http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/728/9238.pdf (sayfa 9)

2. http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/728/9238.pdf (sayfa 6)

3. http://www.diyanet.gov.tr/yayin/basiliyayin/ydinikavramlaryazdir.asp?id=132

4. http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dy/Diyanet-Isleri-Baskanligi-Duyuru-8341.aspx

5. http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=10683551&yazarid=253&tarih=2009-01-02

 

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s