Emzirenler birleşin!

Emzirenler birleşin!

02 Ağustos 2015 Pazar, 09:57:34 Güncelleme:09:57:39

Ayşe Özek Karasu

Ayşe Özek Karasu

Olay dört yıl önce, Florida’daki bir inşaat projesiyle ilgili emlâk kralı Donald Trump’a açılan davada yaşanıyor. Proje yatmış, 8 milyon dolar yatıran müşteriler dava açmış. Trump’ın yeminli ifade verdiği oturumun orta yerinde davacı tarafın avukatı Elizabeth Beck, bazı tıbbi nedenlerle ara verilmesini istiyor. Trump’ın avukatı itiraz ediyor. Bunun üzerine Beck, çantasından göğüs pompası çıkarıp, “Durum acil. Üç aylık bebeğim için süt sağmam lazım” diyor. Trump öfkeden kızararak patlıyor: “İğrençsin!”

Mazide geçen bu olay New York Times’ın haberiyle yeni ortaya çıkıyor. Cumhuriyetçi Parti’den Başkan aday adayı olan Trump zaten projektör altında. Meksikalı kaçak göçmenlere “tecavüzcü” dediği için tepki çekmiş (alkışlayanların yanı sıra), üstüne bir de bu emzirme olayı patlak veriyor.

Trump’ın avukatı “Emzirme için değil, kadının hareketi için ‘iğrenç’ dedi. Çünkü ortalık yerde süt sağacaktı. Pompayı göğsüne doğru götürdü. Soracak sorusu kalmadığı için fena halde köşeye sıkışmıştı” diye savunma getirdi.

Öyle ya da böyle Trump’a hücum başladı. “İşyerleri sadece erkeklerin dünyası değildir”, “Sen de süt emseydin adam olurdun”, “Kadınlar iş ortamında da emzirme/süt sağma hakkına sahiptir” diye tepki yağdı sosyal medyadan. Ve tam bu ortamda Arjantinli milletvekili Victoria Donda Perez’in fotoğrafı ortaya çıktı, birkaç gün içinde de internette viral oldu. Meclis oturumu sırasında 8 aylık kızı Trilce’yi emzirirken çekilen fotoğraf. Kadınlara kamusal alanda emzirme özgürlüğünü öteden beri savunan Perez’in bu hareketini son derece “edepsiz” bulanlar oldu. Kimileri de “Siyasetçilerin ne kadar imtiyazlı olduğunu gösteren bir tablo” dedi. Ancak çoğunluk, çalışan annelerin emzirme hakkı adına bir model olarak Perez’i alkışladı. Meclis çatısı altında da kadına ilişen olmadı.

Benzer bir olay yıllar önce Avustralya’da da yaşanmış ve çok aşağılayıcı bir şekilde sonuçlanmıştı. İşçi Partisi’nin havalı vekillerinden Kirstie Marshall, henüz 12 günlük olan bebeği Charlotte’u Meclis koltuğunda emzirmeye kalkınca, genel kuruldan çıkarılmıştı. Çünkü yönetmeliğe göre milletvekilleri ve görevli personel dışında yabancıların genel kurul salonuna girişi yasaktı ve 12 günlük bebek de yabancıdan sayılıyordu. Marshall fazla alınmadı ama kadın hakları örgütlerinden öfke yağdı. Yönetmeliğin kadına emzirme hakkı içerecek şekilde değiştirilmesini istediler. Sonunda emzirme odası yapıldı, mesele kapandı.

İngiltere’de de kadın milletvekilleri oturumda emzirme için bastırmış, ret kararının ardından 4 adet emzirme odası yapılmak suretiyle kadınlar susturulmuştu.

GÖRÜNÜR OLMAK

Siyasette olunca kadınların söz geçirmesi daha kolay da, sıradan çalışan anneler o hakkı nasıl elde edecek? Tabii ki susmayarak. Her yıl 1-7 Ağustos arasında, Türkiye dahil 120 ülkede Dünya Emzirme Haftası kutlanıyor. Amaç, çocuk sağlığı için anne sütünü desteklemek ve yaygınlaştırmak. Ancak aynı zamanda emzirmeyi gündelik hayatın doğal parçası haline getirmek, annelere toplum içinde güven kazandırmak da gerek. Bu amaçla son 10 yıldır 31 Temmuz-1 Ağustos tarihlerinde dünyanın dört bir yanında toplu emzirme eylemleri düzenleniyor. Yeni Zelanda çıkışlı bu hareket 31 ülkeye yayıldı. Kadınlar parklarda, meydanlarda toplanıp bebeklerini emziriyor, toplumu ehlileştirmeye çalışıyorlar.

Mesela New York ehlileşeli 20 yıl oldu. 1994’te çıkarılan yasayla kadınlar istedikleri yer ve zamanda emzirme özgürlüğüne sahipler. Kimsenin “Kadın git evinde emzir” demeye hakkı yok.

Yok, çünkü Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre her çocuğun iyi beslenme hakkı var. Dünyada çocuk ölümlerinin yüzde 45’i yetersiz beslenmeden kaynaklanıyor. Bu da 3.1 milyon can demek. Dünya Sağlık Örgütü diyor ki; “0-23 ay arası bebekler yeterli anne sütü aldığı takdirde yılda 5 yaş altı 800 bin çocuğun ölümü engellenebilir.”

Ve Dünya Sağlık Örgütü “6 aya kadar sadece anne sütü, 2 yaşına kadar tamamlayıcı besinle anne sütü ve 2 yaşından sonra da mümkünse emzirmeye devam” diyor. Çünkü anne sütü bebeğin ihtiyaç duyduğu tüm enerji ve proteinleri içeriyor, hastalıklardan koruyor. İyi de, neden kapalı kapılar ardında

 

Emzirenler birleşin 2’nci posta

09 Ağustos 2015 Pazar, 09:45:34 Güncelleme:09:46:24

Ayşe Özek Karasu

Ayşe Özek Karasu

Biyoloji dersi vermek istemem ama kadınların meme sahibi olması, insan yavrusunu beslemek içindir. Bütün primatlar gibi. Anne sütü, bebeği beslemenin en doğal yoludur. Emzirme dışı aktivite ise mahremiyete girer, kimseyi ilgilendirmez.

Tabii biyolojik açıdan normal olan her şey, aynı zamanda kültürel olarak normal olmayabilir. İşte emzirmek tam da bu kritere giriyor. Normal “anomaliye” dönüşürken, memenin cinsel objeye dönüştürülmesi “normalleşiyor”. Bu da, sapına kadar paradoks.

Geçen hafta, Dünya Emzirme Haftası bağlamında kadınların kamusal alanda emzirme özgürlüğü bahsine girdik ya… “Emzirmeyi gündelik hayatın doğal parçası haline getirmek için toplu emzirme eylemleri yapılıyor” dedik ya…

Ayşe Arman da “Emzirmeyi erotikleştirmek bir erkek salaklığı” diye harika bir Ayşe yazısı döşendi. Alya ile arasındaki macerayı satırlara döktü: “Bir seneden fazla süt verdim, bana kalsa üç sene verirdim! Kızımla aramızda müthiş bir bağ kuruluyordu, başka bir gezegende mutlu mesut yaşıyorduk. Her yerde son derece becerikli bir şekilde emzirebiliyordum. Memelerimi kimseye göstermeden de yapabiliyordum. Öyle ‘Oran buran görünecek, orada burada emzirme!’ diyen öküz bir adamla da birlikte olmadığım için sorun olmadı. Erkeklerin çoğunun kafası basmıyor, emziren memeyle, cinsel organ olan memeyi ayıramıyorlar.”

Ayşe’nin dediği gibi erkekler ayıramıyor da, kadınlar niye ayıramıyor, onu anlamadım. Dememin nedeni şu: Hayvanseverliğine bayıldığım Ömür Gedik, emzirmeyle ilgili beklenmedik ‘ömür’ bir yazı yazdı. “Cinsel obje olarak görmekten bir türlü vazgeçemediğim memelerin kutsal olduğu söylenen görevine alışamamıştım. Çoğu erkeğin de benim gibi düşündüğünü biliyorum” diyerek. “Kadınlar tabii ki çocuklarını emzirsinler ama bunu herkesin gözüne soka soka yapmasınlar. Kadınların emzirme özgürlüklerini sokak ortasında kullanmaları cinsellik ve libido düşmanı bir hareket, gereksiz şovenizm” de dedi. Emzirmek kutsal bir görev değildir, meme de cinsel obje değildir. Beslenmekle, doğal bir dürtüyü dindirmekle kutsallığın ne alakası olabilir. Bence erkeklerin de konuyla hiç ilgisi yok. Ne düşündüklerini hiç merak etmiyorum. Tamamen etkisiz eleman durumundalar. Anne sütüyle beslenmiş olmaları dışında!

CİNSELLEŞTİRME

Aynı erkek memesi gibi kadın memesi de cinsel nesne değildir. Kadın memesini cinselleştiren, koca bir pazarlama endüstridir. Medyada, internette, sinemada, reklamlarda, billboard’larda, şirketlerin kâr hırsını doyuran bir metadır kadın memesi. Bu cinselleştirme neticesinde bebeğini emzirmek için binbir zahmetle sığınacak delik ararsın. Sanki süt veren anne provokatif bir saldırıda bulunmaktadır. O kadar ki, Teksas’taki bir Victoria’s Secret mağazasında bebeğini emzirmek için izin isteyen genç anne kapı dışarı edilmiş. Deneme kabinini kadına layık görmeyip, tuvalete yollamışlar. O da yaşadıklarını Facebook’a yazmış. Tepkiler yükselince mecburen 150 dolarlık hediye çeki yollamış firma. Sus payı olarak. Düşünün, kadına sutyen satan mağaza bile emzirme eylemine tahammül edemiyor. Çünkü esas işi endüstriyel; dantelli seksapel pazarlama!

Sonra porno bağımlıları da var. Amerikan Psikoloji Derneği’ne göre porno bağımlıları, herkesi cinsel obje olarak görür; tabii ki emziren anne de dahil olmak üzere. Ve yeni teknolojiler sayesinde porno, çok kolay erişilebilir bir mecradır. Afrika’daki kabile kadınlarını düşünün, ortalık yerde emziren. Ayıplanmadan, iğrenme, öfke duyguları uyandırmadan. Kadını cinselleştirme kültürü olmadığı için, biyolojik düzen pürüzsüz işliyor. “İlkel” dediğin adam, daha uygar yaşıyor.

“BRELFIE” MODASI

Emziren kadın teşhirci değildir. Tam tersi, onu teşhirci gören bilinçaltında teşhirci dürtüler besliyor olabilir. Karşı cinsi baştan çıkarmak değil, sadece bebeğinin açlığını dindirmektir niyeti. Ortada, utanılacak ayıp bir durum yoktur. Hazır yemek harikulade bir kolaylıktır. Lütfedip, “Tamam emzir de, şöyle göğsünü örtüver” diyenlere sorarım; Bebeği battaniye altına hapsederek beslemek haksızlık değil mi? Siz o vaziyette yemek yiyebilir misiniz?

Emziren kadını teşhirci görenlere son bomba: Ortalık yerde emzirmek ne kelime, bir de “brelfie” salgını var. İngilizce “breastfeeding” (emzirme) ile “selfie”yi bileştirmek suretiyle ortaya çıkmış. Genç anneler “brelfie” saçıyorlar sosyal medyada…

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s