DR. UĞUR CİLASUN’DAN CİNSELLİĞİN TEOLOJİSİ

UGUR
Değerli Dostlarım,
18 Nisan tarihli Yurt Gazetesinde yayınlanan köşe yazımı bilgilerinize sunuyorum.
Uğur Cilasun

                                                                 
CİNSELLİĞİN  TEOLOJİSİ

Şimdiye kadar, başlıkta yazdığım gibi bir açılım, bir kategorizasyon  duymadım. Kitap-mitap, google-moogle taradım, orada da bulamadım. Demek ki bunu şu anda ben uyduruyorum. Eğer daha öncesinde var olduğunu bilenler varsa söylesinler, beni de ikinciye yazsınlar. Hiç alınmam.
Büyüklerimiz gibi İmam Hatip okullarından mezun değilim. İlahiyatçı hiç değilim. Mesleğim gereği biraz psikoloji, biraz da psikopatoloji okumuş sıradan bir hekimim. Bu kimliğimle, aczimi peşinen kabul ederek, İlâhiyat Fakültelerinde böyle bir bölüm açılmasını öneriyorum. Gerekçesini açıklayacağım.
Bir arkadaşımın pek muhterem babası, yaşlılıkla ilgili sorunları nedeni ile göründüğü doktor, cinsel hayatı ile ilgili bir  kaç soru sorunca, ”ben o pis işleri bıraktım” diye yanıt vermiş.
Dikkat! Merhum amcamın verdiği bu yanıt, erkekliğin ”şâhikası” ve ”Nirvanasıdır”. Hemen Allah cümlemizin o mertebeye ulaşması için muini olsun!
Muhterem amcamın ulaştığı seviyeye ulaşmak için, kendi payıma, esaslı bir gayret gösteriyorum ama insanı kendi haline bırakmıyorlar ki birader!
Gazetelerin üçüncü sayfaları, internetteki haber portallarının neredeyse tamamı cinsel informasyonlarla dolu. Batıda böyle yoğun bilgi akımına uğranmasına, hangi konuda olursa olsun olsun,  ”informasyon intoksikasyonu” (bilgi zehirlenmesi) diyorlar. İnsanı çok kötü ediyor.
AKP’nin ”mutlak iktidar”, Reis’in ”mutlak güç” olmasından sonra, ülkeyi islâm dininin (doğru-yanlış) cinsellikle ilgili açıklamaları, o açıklamaların erkeklere sağladığı olağanüstü ayrıcalık, o zamana kadar kimsenin aklına gelmeyen, sadece erkeklere mahsus ”ruhsatlar”(izinler) sardı.
Kendini ”islâm âlimi” ilan eden bazı kişiler, hocalar, şeyhler, bazı kurumların yöneticileri, hâttâ Devletin resmi organı ”Diyanet İşleri Başkanlığının” ”Fetvâ Kurulu”  ardı ardına açıklamalar yapmaya başladı. İslâm Teolojisi ile insanların cinsel yaşamı, başka hiç bir konuda olmadığı kadar ilişkilendirildi.
Örneğin bir islâm âlimi, ”6 yaşındaki kız çocukları ile evlenmek câizdir” dedi. Bir diğeri, ”hamile kadınlar sokağa çıkmasınlar”dedi.Her halde hamile kadının şiş karnı kendisine cinsel birleşmeyi hatırlattığındandır. Diyanetin fetvâ hattında, ‘Bir erkek öz kızına sarıldığında  erkekliği uyanırsa nikâhı düşer mi?” sorusuna, ”düşmez” yanıtı verildi. Bir tarîkat şeyhi, müritlerine (kadın-erkek) oral seks yaptırdığını kabul ederek, ‘buna badeleme denir. Şeriatta yeri vardır” dedi.
Bir kadın yazar, ”Reisim isterse hemen ailemi bırakıp O’na eş olurum” gibi bir şeyler söyledi. TV’de bir kadın, kocasının yanında ”O’nun (Tayyip Bey’in) götünün kılıyım” dedi. Cübbeli Ahmet Hoca, erkeklerin cinsel yetersizliğine karşı okunup, cinsel organa üflenecek duaların kitabını yazdı.
Pek dindar biri sayılmam ama gene de islâm kültürü ile yoğurulmuş bir ülkede doğup-büyümüş bir ”erkek’ olarak, cinsel alandaki bu yoğun ”teolojik informasyondan” etkilenmemem mümkün değil. Bu nedenle bir türlü ‘ Nirvanaya’ ulaşamıyorum.  Hele bir de ölünce, ”bas-ı badelmevt günü” 33 yaşında uyanınca, o sayısız hûrilere kavuşma düşüncesi beni fevkâlade etkiliyor.
Ama diyeceksiniz ki ” o cennet sadece günahsız erkekler içindir”, peki bana öyle bir erkek gösterin…. Tövbe tövbe!  
UGUR2

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s