
Biter menevşesi dermeli güller
Dinledim hep bizi söyleşir eller
Benim düşmediğim diller mi kaldı”
Köyün birine bir gün uzun boylu, seyrek bıyıklı bir adam gelmiş. Köylüler etrafına toplaşmışlar. Uzun adam, “Eyy köylü milletiii !..” demiş “Ben sizin hem reisiniz hem de peygamberinizim..!”
“Hâşa” demiş köylüler, inanmıyoruz sana, sen peygamber falan değilsin.”
Adam karşıdaki duvarı göstermiş, “Şu duvarı konuşturursam inanır mısınız peygamber olduğuma ?”
“İnanırız demiş” köylüler. “Hele bir duvar konuşsun, senin peygamber olduğuna inanırız”
“Eyy duvaar !” Diye bağırmış uzun boylu adam : “Konuuş !!.. Konuş ve benim peygamber olduğumu söyle bu köylü milletine ! “
Duvar ossaat dile gelmiş, “Eyy köylü milletiii ! Bu adama sakın inanmayın..o asla peygamber değildiir..sahtekârın biridiir ! “
“Karac’oğlan der ki vücudum yandı
Asilzade aslı, hûridir kendi
Sandım ki gökten bir melek indi
Kolların boynuma sardığı zaman”
Sonbahar ılımı (Equinox) (ASTRONOMIK SONBAHAR BAŞLANGICIDIR) bu yıl Ingilterenin Greenwich kasabasında 22 Eylül 2024’te saat 12:44:50 ‘de (Gece yarısını 44 dakika 50 saniye geçince) idrâk edilecektir. Bir yaz gecesi yatacaksınız, sabah olunca bir uyanacaksınız ki … “ Abooov !! vay başımaa !! Biz uyurkene sonbahar oluvermiş !” diyerekten şaşırıvereceksiniz.
Sabah namazına kalkanlar bilir, gün doğmadan doğu yönüne bakarsan güneşin doğacağı yerden yukarı doğru bir ışık hüzmesinin uzandığını göreceksin “sakın şaşırma”. Bu oluşum en görkemli güz ılımına yakın tarihlerde gün doğumunda gözlenir ve bu olaya “Burçlar ışığı” ya da “Zodiacal light” adı verilir. Burçlar ışığı, güz ılımı sırasında, doğmak üzere olan güneşin şavkının, güneş sisteminin düzlemini dolduran toz bulutundan yansımasının ürünüdür. Burçlar ışığı görüntüsünü ve görüntünün oluşumunu açıklayan temsîlî resmi de sevabımıza risâlemize ekledik. Aynı görüntü ilkbahar ılımı sırasında ise gün batımında gözlenir ki akıllara ziyân.

“Karacaoğlan der ki hoşça salınsın
Dursun yol üstünde bacı alınsın
Çözüver düğmeni memen görünsün
Nokta nokta benli döşün sevdiğim”
Nusreddin Hoca’nın eşeğini çalmışlar. Hoca dövünüp dönenirken hâliyle komşular yetişmişler. “Aman hoca hiç ahırın kapısı kilitlenmez mi ?” “İnsan kapı önüne bir köpek de mi bağlamaz ?” “Bir alarm sistemi de mi kurduramadın ?” diye hocaya öğüt verirlerken, hocadır ; “Anladık bre komşular” demiş ” kabahat elbet benim. Lâkin bu hırsızın hiç mi suçu yok ?”… demesine kalmadan köyün uzun boylu reisi muhtar olay yerine yetişmiş. ; “Eşeği şu karşı köydeki Behtullah imam çalmıştır..hemi de billâh, diyim size yâni..” diyerekten çarşıyı karıştırmış. Nusrettin Hocamızdır; “Bana bak bre muhtar efendi !..” demiş, “sen değil miydin daha düne kadar karşı köyün imamı Bethullah efendiyle eşek çalmada ortaklık yapan ? Hadi getirebilirsen getir bakalım eşeğimizi şimdicik “
“Karac’oğlan sırrın kime danışır
Siyah zülfü mâh yüzüne kıvrışır
Ayrılanlar elbet bir gün kavuşur
Ağlama sevdiğim gül dedi bana”
Uluğ Bey,(22 Mart, 1394 – 27 Ekim,1449), on beşinci yüzyılda yetişmiş Türk astronomi âlimidir. Semerkant Timur İmparatorluğu’nun sultânı, Yıldırım Bayazıt’i yenen aksak Timur Han’ın öz torunudur. Dünyâ ilim târihinin, zamanına kadar yetiştirdiği en büyük astronomi âlimi olarak şöhret yapmıştır. “International Astronomical Union”, ayın dünyamızdan görünen yüzündeki altı adet kratere Uluğ beyin adını vermiştir.
|







