BURÇ IŞIKLARI VE ULUĞ BEY

BURÇ IŞIKLARI VE ULUĞ BEY
“Karac’oğlan eydür dost bizim iller
Biter menevşesi dermeli güller
Dinledim hep bizi söyleşir eller
Benim düşmediğim diller mi kaldı” 

Köyün birine bir gün uzun boylu bir adam gelmiş. Köylüler etrafına toplaşmışlar. Uzun adam, “Eyy köylü milletiii !..” demiş “Ben sizin peygamberinizim..!”
“Hâşa” demiş köylüler, inanmıyoruz sana, sen peygamber falan değilsin.”
Adam karşıdaki duvarı göstermiş, “Şu duvarı konuşturursam inanır mısınız peygamber olduğuma ?”
“İnanırız demiş” köylüler. “Hele bir duvar konuşsun, senin peygamber olduğuna inanırız”
“Eyy duvaar !” demiş adam. “Konuus !!.. Konuş ve benim peygamber olduğumu şöyle bu köylü milletine ! ”
Duvar ossaat dile gelmiş, “Eyy köylü milletiii ! Bu adama sakin inanmayın..o peygamber değildiir..sahtekârin biridiir ! ”

“Karac’oğlan der ki vücudum yandı
Asilzade aslı, hûridir kendi
Sandım ki gökten bir melek indi
Kolların boynuma sardığı zaman”

Sonbahar ılımı (Equinox) bu yıl İstanbul’umuzda 22 Eylül’de saat 17:21’de idrak edilecektir, ilgilenmiyenlere duyurulur.
Sabah namazına kalkanlar bilir, gün doğmadan doğu yönüne bakarsan güneşin doğacağı yerden yukarı doğru bir ışık hüzmesinin uzandığını “göreceksin sakın şaşırma”. Bu oluşum en görkemli güz ılımına yakın tarihlerde gün doğumunda gözlenir ve bu olaya “”Burçlar ışığı” ya da “Zodiacal light” adı verilir. Burçlar ışığı, güz ılımı sırasında doğmak üzere olan güneşin şavkının güneş sistemini düzlemini dolduran toz bulutundan yansımasının ürünüdür. Bu görüntünün oluşumunu açıklayan temsili resmi de sevabımıza risâlemize ekledik. Aynı görüntü ilkbahar ılımı sırasında ise gün batımında gözlenir ki akıllara ziyân.

Zodiacal Light
ZODIAC CLOUD

“Karacaoğlan der ki hoşça salınsın
Dursun yol üstünde bacı alınsın
Çözüver düğmeni göğsün görünsün
Nokta nokta benli döşün sevdiğim”

Nusreddin Hoca’nın eşeğini çalmışlar. Hoca dövünüp dönenirken hâliyle komşular yetişmişler. “Aman hoca hiç ahirin kapısı kilitlenmez mi ?” “İnsan kapı önüne bir köpek de mi bağlamaz ?” “Bir alarm sistemi de mi kurduramadın ?” diye hocaya öğüt verirlerken, hocadır ; “Anladık bre komşular” demiş ” kabahat elbet benim. Lâkin bu hırsızın hiç mi suçu yok ?” demesine kalmadan köyün uzun boylu muhtarı olay yerine yetişmiş. ; “Eşeği şu karşı köydeki imam çalmıştır..hemi de billah, diyim size yani..” diyerekten çarşıyı karıştırmış. Hocamızdır; “Bana bak bre muhtar efendi !..” demiş, “sen değil miydin daha düne kadar karşı koyun imamıyla eşek çalmada ortaklık yapan ? Hadi getirebilirsen getir bakalım eşeğimizi şimdicik “

“Karaç’oğlan sırrın kime danışır
Siyah zülfü mah yüzüne kıvrışır
Ayrılanlar elbet bir gün kavuşur
Ağlama sevdiğim gül dedi bana”

Uluğ Bey,(22 Mart, 1394 – 27 Ekim,1449), on beşinci yüzyılda yetişmiş Türk astronomi âlimidir. Semerkant Timur İmparatorluğu’nun sultâni, Yıldırım Bayazıt’i yenen aksak Timur Han’ın öz torunudur. Dünyâ ilim târıhının, zamânina kadar yetiştirdiği en büyük astronomi âlimi olarak şöhret yapmıştır. International Astronomical Union, ayın dünyamızdan görünen yüzündeki altı adet kratere Uluğ beyin adını vermiştir.


800px-Ulugh_Beigh_-_LROC_-_WAC
Ulug Bey’in uzmanligi astronomi, matematik ve trigonometri idi.
Astronomi ve matematik disinda edebiyat, siir ve müzikle de ilgilendigi, san’atçilari korudugu bilinir. Anlasilan odur ki, Ulug Bey heyhaat, pediatrik hematoloji ve onkoloji disinda hemen her konuyla ilgilenmis bir devlet adami ve bilim insanidir.
Ulugh_Beg-e1427048374707
(Ulug Bey’in Semerkant’taki heykeli)
Ulug Bey’i dünyâya tanitan, astronomi alaninda yaptirdigi eserler olmustur. En bilinen eseri Semerkant’ta yaptirdigi büyük rasathânedir.
250px-Ulugh_Beg_observatory (Rasathâne’den kalan)
Günümüzden yaklasik alti asir önce yapilan bu rasathânedeki çalismalar, çagimizin astronomi çalismalarina hâlâ isik tutmaktadir. O gün yapilan hesaplar, günümüzün astronomik hesaplarina tipatip uymaktadir. Rasathânenin yer üstündeki kismi, üç katli idi. Yildizlarin yüksekliklerini bulmak için kullanilan rub’-i dâire, Ayasofya câmiinin kubbesi kadardi.
1987_CPA_5876 Ulug Bey onuruna basilmis pul.
Ulug Bey’in bir derecelik yayin sinüs degerini hesapliyarak trigonometride yeni bir arastirma yolu açmistir.
Ulug Bey kiliç kusanip savaslara gitmeyip, bos islerle ugrastigi için Oglu Abdüllâtif Mirza tarafindan tahttan indirilmis ve 25 Ekim 1449 Cumartesi günü, eski düsmanlarindan Abbâs tarafindan, kiliçla feci bir sekilde katledilmistir. Mezari dedesi Timur Han’in kabrinin yanindadir.
Tüm dünya duyardi eger bir Sekspir’imiz olsaydi da yazsaydi, bir Verdi’miz, Puccini’miz olsaydi da besteleseydi
“Karac’oglan diyor yandim kül oldum
Bir dalga gelip de bosandi bendim
Ay dogup da safak atmakta sandim
Meger yarin dügmeleri çezilmis”
FETÖ PISMANLIGI VE FADIME’NIN VEDÂSI
Fadime, kârhanenin sirin mi sirin, güzel mi güzel sermayesi idi. Memleketi Rize’den gelip genç yasta bu nezîh guruba katilmis, senelerdir bu is yerinde fedakârca çalismis, kendini herkese sevdirmis idi.
Bir sabah Fadime’yi odasinda ölü buldular. Bas ucundaki masada bir intihar mektubunu birakmisti Fadime.
“Canum usaklarum bacularum:
Yillardur ha pu saçumu süpüge edüp fedakarca çalistigum bu götü poklu kârhanede artik mutlu degilum da. Ogrendim ki aramizdaki bazu pacular, ha pu isu para karsiligu yapiirlermis. Ha puna yüregüm gatiyyen dayanmadu..kendumi intihar ediyom daa..
Lâkin elvedaa…
Kardasinuz Fadimaa :(
“Fâni Karac’oglan fâni
Veren alir tatli cani
Sevmedigim kara donu
Kiz karsimda geydin bu gün”
Gözleriniz hep yükseklerde olsun FPT Timur Sümer

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s