CHANDLER YALPASI VE TOPAÇ

Kaftan sana çul pana
Çekinme açul pana
Vakit gece olunca
Pakacağuz Çulpan’a
(TS)

(Çulpan = Venüs, veya Zühre gezegeni)

Akşamın nilgünü (lâciverdi) göğümüzü karartırken, batı-güneybatı yönüne doğru ufka yakın gökyüzüne bakıverseniz , tek taş yüzük pırlantası gibi ışıldayan (“Magnitude”-4.55) Venüs’ü (Çulpan,Zühre) , yanıbaşındaki çok daha silik görünen Satürn’ü (Zuhâl) , onun da biraz üzerindeki Jüpiter’imizi , saat 18:00’den gün doğumuna kadar, bâd-i hevâ (bedava) izlerlersiniz ki, hayretinizden gözleriniz falcı taşı gibi açılır, ve de bakanlarda ısırılmadık parmak kalmaz.
Duyduk duymadık demeyin; bu gösteri 2022 yılında tüm Şubat ayı boyunca sürecektir ve önceden bilet almak gerekmez.

Dünyamızın ekseni
Kız severim pek seni
Sarılmaya doyamam
Yaşım bulsa sekseni (TS)

Tarsus sancağında eyleştiğimiz çocukluk yıllarımızda,
“Ah ulan bir buğday döven çıksa da ‘hık’ desek” diyerekten dönendiğimiz
sıralar.. “topaç” nam oyuncağa tüm Tarsuslu’lar gibi
biz de “fırıldak” derdik. Cümle veled (erkek çocuk), fırıldağını
istediği boyda ve boyada, dülger çarşısında özel
olarak çektirir* idi ki , zamanımızın evlâdı (veletleri)
bu zevki aslâ bilmezler.
Topacımız ‘hafif’ (!) olsun diyerekten çivi deliğine bir
tutam PAMUK, ‘sinek gibi vızıldasın’ (!) diye bir adet KARA
SİNEK, ‘gelin gibi süzülsün’ (!) diye de bir parça GELİN
TELİ tıkıştırır, marangoz abi ise sivriltilmiş nal
mıhını bu malzemenin üzerine, zırppadak çakıverir idi.
Topaçtır, kaytandan boşaldıkta, vızıldıyaraktan bir
dönerdi ki, topacı ister yerde bırakır, ister tabancamıza
(avucumuza) alır, gelin gibi süzülüp vızıldayışını
sırıtaraktan izler idik. Fırıldak yavaşlarken önce
hafif yalpalı döner, yavaşladıkça yalpa sıklığı ve devinmesi artar, az
sonra da yere yıkılıp kendinden geçiverir idi.

Hz.İsa’nın doğumundan 1891 yıl sonra, Seth Carlo Chandler adlı Amerikalı iş adamı, astronom olmaya karar vermesiyle, bir de bakmış ki dünyamız kendi ekseninde dönerken sanki rakıyı fazla kaçırmış ayyaş misali hafiften yalpalamaktadır. Chandler, bu yalpalanmanın bir devinme süresini, 433 yıl olarak hesaplasa da, devinmenin yarı çapı kuzey kutbunda 6-8 metre, fakat bunun ekvatora yansımasını ise yüz metrenin üzerinde bulmuştur. Rahmetli hocamız Dr. Faruk Özer’i mezarında döndüren, lâkin halkımızın pek sevdiği bir ölçü birimine göre, ekvatorda bu yalpa “bir futbol sahası” uzunluğundadır.

Yeri gelmişken:
Nusreddin hocadır uykusunun derûnunda “KIVIIIR !.., KIVIIIR !..” diyerekten bağırıp yatağında tekmelenip dönenirken, karısıdır, “Aman Nusreddin’ciğim tez uyan, kötü rüyalar görmektesin” diyerekten hocayı dürtükleyince, hocadır, uyanıp yatağının ortasına oturmuş. “Hayırdır inşallah, çok kötü bir rüya gördüm karıcığım” diyerekten damağını baş parmağıyla kaldırmış ve rüyasını anlatmış : “Uzun boylu adam bizi minarenin tepesine çıkarıp, parmağını, af buyur, kıçımıza sokmuş, şerefeden aşağı tepemiz üstü aşağıya sallandırmakta idi. Kıvrık parmağını bir düzletse kayıp aşağıya düşeceğimizden, korkudan uzun adama parmağını “KIVIIR !..KIVIIR !” diye bagırmakta idim” diyesi var.

                                                                                                                                           
                                                                                                                                             

UGANDA’DA EKVATOR ÇİZGİSİ VE TURİSTLER

Ekvatorumuza futbol sahası boyunda yansıyan Chandler yalpası , ekvator çizgisinin geçtiği ülkelerde, turistlere yutturulan, “aha şimdicik bir ayağın kuzey yarım kürede, ahacık şimdi öteki ayağın güney yarım kürede” diyerekten resim çeken Ekvator esnafinın bu olaydan haberi bile yoktur.

Şimdi gelelim müjdeli haberimize : Her ne kadar Kıbrıs’ta konsolosluk sarayı yaptırmak kadar büyük bir müjde olmasa da, yine de sevindirici bir haber.

“Geophysical Research Letters” dergisinin 1 Ağustos, 2021 tarihli sayısında, Richard Gross adlı NASA geofizikçi âlim, Chandler yalpasının okyanus dibindeki basınç değişiklikleri yüzünden olduğunu, bu basınç değişikliklerinin ise ısı ve tuzluluk değişiminden ve rüzgarların okyanus akıntılarının yönünü etkilemesinden olduğunu matematiksel olarak göstermiş, ve bu fakir dahil, herkesi sevindirmistir. (TIKLAYINIZ ) https://www.jpl.nasa.gov/news/a-mystery-of-earths-wobble-solved-its-the-ocean

Komşuları Nusreddin hocanın kapısını çalıp çamaşır ipini ödünç vermesini rica etmişler. Hocadır, “kusura bakmayın komşular” demiş. “”Bizim hanım ipe un serdi” . “Aman hoca” demiş komşular, hiç ipe un serilir mi ?”
“İlahi komşular” demiş Hoca. “Uzun adam ‘ Faiz konusu ‘nas’dır’** deyince inanıyorsunuz da bu hocanın ipe un serdiğimize inanmıyorsunuz. Hayret bir şeysiniz billâ”

* “Topaç çektirmek”(Tarsus deyişi) = Marangoz abinin, ilkel tornasının ayak pedalını çevirerek uzun ekseninde döndürdüğü ağaç kütüğünü (gürgen veya dut) elindeki ucu kıvrık keskilerle bir heykeltraş ustalığıyla yontarak ağacı topaç şeklinde yontması , ve sonunda müşterinin seçtiği renklerde boyaması eylemi.
** Nas = Kuran ve Hadis’lerdeki açık hükümler.

BİZİM TELESKOPTAN AY DEDENİN GÜZEL BİR POZU

Gözleriniz hep yükseklerde olsun
FPT
Dr. Timur Sümer

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: