EN UZUN GÜN VE TESİSATÇI
Sevgili arkadaşlar be..
Yabana atarlar beni, ok gibi doğru olsam
Elde tutarlar heyhat, yay gibi eğri olsam.
TS
Geçtiğimiz yıl başımıza gelmiş tuhaf bir fıkrayı nakletsem gerek.
Evimizin çatısı akmış, dibini sular basmış, günlerdir tesisatçı ve çatı tamircisi beklemekteyken, kapu zilinin dınlamasıyla bir de açsak ki, karşımızda elinde çantası bir tesisatçı âdem dikilmekte değil mi ?..
Sevincimizden böbreğimiz hoplamış, bu sevgili âdemi bağrımıza basıp yanaklarından bûs etmemize ramak kalmış iken, gayetle edeplice, ve de İngilizce olaraktan tesisatçı âdem lâfa girmiş idi ;
“Zât-ı âlinizi haddim olmayarak rahatsız etmek cüretini gösterdiğim için affınızı istirham ederim efendim. Bendeniz, komşunuzun çağrısına icâbet eden tesisatçıyım. Ne yazık ki kapılarını nice çaldık ise de cevap veren hiçbir kimse olmadı” deyû eyitmesiyle, bu fakir de gayetle taaccüp ederekten (şaşıraraktan);
“Bre tesisatçı kardeşim.. zâtının bize geldiğini ummuş idim. Komşumuz heyhât, bu mahalleden taşınalı 3 aydan ziyâde olmuş değil midir ?” dememizle, tesisatçının cemâli ossaat nâr misali kızarmış, lehçesi ise ziyâde bozulmuş olaraktan ;
“Hem çağırıyorlar hem de oturup beklemiyorlar şerefsizler.!!.” diyerekten avâz etmeye koyulmuş, hatta komşumuzun validesinin, birçok erkekle para karşılığı cinsi münâsebette bulunduğu iddiasını, bütün mahalle ahâlisine yüksek bir seda ile âyan etmiş idi.
Dideler rûşen (gözünüz aydın) olsun ey yâran; bu yılın YAZ GÜN DÖNÜMÜ, babalar günününü dört gün geçe, 20 Haziran 2024’te saat tam 11:30’da gerçekleşecektir. Bu en uzun günümüz, Aralık ayındaki En kısa günümüzden tam 5 saat 54 dakika daha uzun olacaktır.
‘Yaz gün dönümü’ (“summer solstice”), Latince’de, ‘güneş’ ve ‘durmak’ sözcüklerinin birleşmesinden oluşmaktadır : (“SOL”= Günes , “Sistere” = durmak = Ìngilizce ,“To stand still”)
Adından da anlaşılacağı üzere, 21 Haziran, güneşin göğümüzde bir an için, güya (anatomi hocamiz Dr. Dogan Taner’in deyişiyle ‘sözüm ona’), duraklayıp, ardından sanki hiçbir şey olmamış gibi yoluna revân olduğu ve ;
1. kuzey yarım küresinde güneşin en yüksek konumuna erişip doğusundan batısına kadar gök yüzündeki en büyük kavsi çizdiği,
2. Ekvatorumuzdan bakıldığında, gökteki en düşük konumuna geldiği, ufukta ise en soldan (en kuzeyden) doğduğu, ve en sağdan (yine en kuzeyden) battığı ve hâliyle gündüzümüzün EN UZUN , izleyen gecemizin ise EN KISA olduğu ,
3. Sevgili dünyamızın eksenini güneşimize doğru iyicene kaykılttığı ve yazın başlangıcının habercisi ve de tüm yurtta, dış temsilciliklerimizde ve de yavru vatan Kıbrıs’ta törenlerlerle katiyyen kutlanmayan güzeli bir gündür ki cümlemize kutlu olsun.

Billâhi ben de Abdülhak Hamid’in yalancısıyım : Üstâd Hamid’in istediği şu ki, ‘çıksın bu sırrı öğretecek biri de anlayalım bakalım; madem ki ruhumuz ebediyyen kalıcıdır, öyle ise bu tene (gövdeye, vücuda) ne gerek vardı ?’
“Çıksın şu sırr-i hikmeti bir öğreten bize
Bâki idiyse ruh ne lâzımdır ten bize”
En yukarda Clayton Kessler arkadaşımızın “Markarian zinciri” diye adlanan gök adaları (“galaxy”) zinciri görüntüsünü, bâd-i hevâ (bedava) olarak görüşlerinize sunmaktayız ; güle izleyin.
Bu da
“Bir yerde ki yok nâğmeni anlayacak gûş
Tazyî-i nefes eyleme tebdil-i makâm et” (Ziya Paşa) ( Ya da bu fakirin durumuna uyarlarsak “tebdil-i mekân et”)

Fakirin göruntülediği ay dedemizinden muhteşem bir poz
Antep fistığı gibi sırıtaraktan,
Fakîr-i pür taksîr
Dr. Timur Sumer