KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN, ÜVEYS PAŞA VE KADINLAR HELÂSI

SULEYMAN BY TITIAN

SULEYMAN TUGRA

RESSAM TİTİAN’IN KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN PORTRESİ VE SÜLEYMAN TUĞRASI

KÂNÛNÎ, ÜVEYS PAŞA VE KADINLAR HELÂSI

“Kaddi yâre kimi ar-ar demiş kimisi elif
Cümlenin maksûdu bir ammâ rivâyet muhtelif”                              (Kânûni Sultan Süleyman) (Muhibbî)

Açıklaması: 

(Yarin boyunu kimi selvi ağacına kimi “elif” harfine benzetmiş. Herkesin amacı aynı ama başka başka söylemiş)

Yıllar önce torun şımartmak amacıyla vardığımız St. Louis şehrinde başımızdan anlatmaya müstehak bir fıkra geçmiş olup, şöyle anlatalım :

St. Luiz şehrinin içinden Misisipi nehri cereyan etmekte olup, nehrin her iki kıyısı, birbirleri  ile beton ve timur (demir) köprülerle buluşurlar.

Hava alanına inmemizle, “ha geldik ha geleceğiz” telaşı ile uçakta iken tutmakta olduğumuz, ayıptır söylemesi, çişimiz mesane çatlatma derecesine gelmesiyle, fakiri bir kıvrandırmaya başlasın.., hâliyle bulduğumuz, af buyurun, ilk abdeshâneden içeri girmemizle ne görsek.., “Tüh yüzlerine ki, memişhâneye bir adet bile ayakta durup teşâşür edilecek (şırıldanacak) bir kubur yapan çıkmamış” diyerekten dönenmekteyiz.  Mevcut oturaklı kubur odalarının ise cümlesi meşgul olup, fakir ızdıraptan iki büklüm, dîdelerimiz (gözlerimiz) yaş dolu kıvranmaktayız ki Gazze’deki İsrail işkenceleri kaç para.

İşte tam bu ara omuzumuza siyah bir el dokununca o yana dönmemizle, heyvâh ki ne heyvâh, bir de ne görsek.., polis üniformalı siyâhi bir kadın demekte ki, “Beyim sen manyak mısın, sapık mısın ? Burası avratlar helâsı değil mi ? Er kişi buraya hiç gire mi bilir?..Yaşından, aklanmış başından ve de illâ ki çalı süpürgesi kaşından utan bre.. tüh olsun be yüzüne.. Hatta derhal taşra (dışarı) çıkmaz isen bak kendin bilirsin..töbe töbee”  anlamına, hem de İngilizce olaraktan “Sir, you are in the wrong bathroom” demesin mi..? Doğrusu yaman utanmış ve dahi korkmuş olarak apar ve topar dışarı çıkmış idik. 

Gelelim yazımızın zamirine:

Kânuni’nin babası Şehzâde Selim , Yavuz Sultan Selim olmazdan az bir zaman önce, kulakta henüz küpe yoksa da (küpe değil, “mengûş”) bıyıkları kulaklara kadar uzanmış, hamamda oynaştığı câriyelerden birinin “taacüphane” (hayret uyandıran) bir “densizlik” etmesiyle, câriyedir, derhal saraydan kovulmuş ve bir “bey” ile tezvîç edilip (evlendirilip) dünya evine girdiyse de ossaat hâmile olduğu anlaşılıp, altı ay sonra dünyamıza gelen yavruya ise”Üveys” nâmı (adı) verilmiş idi. (Müneccimbaşı cilt 1)

Yavuz

                                        YAVUZ SULTAN SELİM                                            

Selim ise Yavuz olunca, işbu veledin güya “hık” diyerekten burnundan düşmüş olduğunu söyliyerek , Üveys’i saraya aldırıp güzelce eğittirmiş, lâkin saraydan taşra (dışarıda) dünyaya geldiği için “porfirogenetos” olamıyacak , bu nedenle de asla şehzade yerine konulmayacak,  fakat adam yerine konulacaktır.

Süleyman’ın ağabeyi Üveys, orduda paşalığa kadar yükselmiş, Yemen vilâyetinde beylerbeyi iken, 1547 senesinde bir çarpışmada şehit olduğunda, Kanuni, “o bizim baba bir karındaşımız idi” diyerekten dîdelerinden (gözlerinden) yaşlar dökmüş idi. (Müneccimbaşı cilt 1)

Şehzade Selim’in câriyesi hamamda densizlik etmese idi, vay başımızaa.., Süleyman değil de Osmanlı’mızın tahtına Üveys geçecekti ki, ol durumda, Osmanlı tarihi kim bilir nice yazılacak idi.

Saniyen, Jüpiter gezegenimiz her ne kadar akşam çöker çökmez güney-doğuda yükselmekte ise de, -3.2 gücündeki pırıltısını en iyi gecenin ortasında göğümüzün tepesine yakın bir gözleseniz muhabbetinizden sizin de dîdeleriniz (gözleriniz) Kanuni Sultan’ınki gibi bir yaşarır ki, bu sırrı da size bu fakirden başka hiç kimse, bes (sadece) sevâbına verebilemez.

Hayır duanızı almak için bu yazımızın dibine Jüpiter (Bercis) gezegenimizin bir görüntüsünü eklemekteyiz ki bu iyiliğimiz de unutulmaya.

Temel’dur, torununa askerlik anılarını anlatırken eydur (der ki), 
“Ha pen diyeyum yüz düşman erâtı.. ha pizu böyle
bir çevrelemişler ki ..ha piz on kişi ya varuuuz ya yokuz… Lâkin
düşman komutanıdur, ‘Ula ya hepinizu cebertiruz, ya da
hepinuzun ırzına geçeruz daa, tiz karar veresinuz’
demesiylen…”, Temel’in torunu heyecanla bağırır, “Uy dedeciğum ne karar
verdinuz da ?” diye sormasıyla, Temel’dir üzüntüyle 
eyitmiş..”Heyhaat be toruncuğum .., hepimizu oracıkta gaddarca öldürdüler da..”

“Halk içinde mû’teber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi”                                         (Kânûni Sultan Süleyman) (Muhibbî)

Açıklaması :
Halk içinde devlet kadar saygın bir şey yoktur
oysa devlet olmasa da olur bir nefeslik sağlık gibisi yoktur) 

Gözleriniz hep yükseklerde olsun,

Hakîr-i pûr taksir,
Dr. TimurSümer

jupiter

Leave a comment