KUYRUKSUZ YILDIZ HOLMES

 

Holmes David Loveland

KUYRUKSUZ YILDIZ HOLMES
31 Ekim 2007
Fikir uçuşmaları ve kuyruksuz yıldız.

“Gurûb etti güneş dünya karardı
Gül-i bağ-ı emel soldu sarardı”
(Deli Hikmet bey) (Hacı Arif bey; Kürdili
hicazkar beste)  EMEL SAYIN  ( TIKLAYIN)

 

Temel’dir, vaazdan sonra hocaya, ” Hoca efendi, hak
emri vâcib olduğunda öte dünyada dört adet Hûri’nin
zevkimize amade olacağı doğru mu ola da.. ?” diye
sormasıyla, hocadır, “elbette doğrudur, beş vakit
namazını kıl, öldüğünde Hûda sana dört adet Hûri
bağışlayacaktır” demesiyle, Temel’dir, “Uy be
hocafendi, ya bizim karı.., ya ona n’olcek zıbarınca “
diye sual edince, hoca, “Doğrudur, namazını kılıp
duasını ederse, Hûda’miz Fadime’ye dahi dört adet
‘Nûri’ bağışlayacaktır” diye eyitince (deyince),
Temel’dir hemen eve koşmasıyla Fadime’nin seccade üzre
namazını eda ettiğini görünce, tepesi ataraktan, ” UY
KARIII !…BU NE NAMAZI GIIZ ?…ORUSPU MU OLCEN
BAŞIMIZA GIIZ !!?..” diye ünnemesi var.

Elçiye katiyyen zevâl olabilemez; fakir dahi Bâki’nin
lafını aktarmaktayız. Gûya yarasanın gözleri
olmadığından, güneşin dünyaya ışık verdiğini inkar
etse de, güneşimizin gücü bu inkar ile zerre kadar
eksilmez imiş.

“Güneşin zerre kadar kadrine noksan gelmez
Eylese nur-i cihan-tabını huffaş ınkâr”
(huffaş(h)=yarasa)
Bâki

Mustafa Kahramanyol kardeşimizin dehşet hafızasıyla
hatırlattığı bir okul anımızı şuracıkta hizmetinize
sunalım istedik.
Tarih yapraklarının “fi”‘yi gösterdiği bir zamanda
Hacettepe’sinde rahmetli hocamız Muharrem Köksal’ın
patoloji dersini izlemekteyiz; haliyle, anfi zindan
misali karanlık, hoca kaygan (“slide”) resimleri
gösterip ders anlatmakta ise de, karanlığın zindanında
kimi mahlukat ülfet (ahbaplık), kimileri ünsiyet (dostluk) etmekte,
kimileri ise uyku derûnunda rûyalar görmekte iken,
aniden ışıkların yanıvermesiyle, uyuyanlar hırppadanak
uyanmış, cümle dideler (tüm gözler) kamaştığında ise
hocamız Ziya Paşa’nın ünlü beyitini terennüm etmiş
idi.

“Erbab-ı kemâli çekemez nakıs olanlar
Rencide olur dide-i huffaş ziyâdan”
(Huffaş)= Yarasa
(Meali: Olgun insanı olumsuz kimseler çekemez, çünkü
yarasanın gözleri ışıktan rahatsız olur)
Ziya paşamız burada kendi adını ve de “ziyâ”
sözcüğünün “ışık” anlamını birlikte kullanıp yaman bir
cinas yapmıştır, ki anlayana ne mutlu.

Güneşimiz “gürûb” edip dünya karardıktan sonra gül
cemâlinizi kuzey doğuya çevirip, 35 derece yükseklikte
“perse” takımadasının en parlak yıldızı Mirfak’ın
hemen altına bakarsanız, bir haftadır semalarımızda
görünmekte olan “P/17 Holmes” nam (adında) kuyruksuz
yıldızı çıplak gözle bile görürsünüz de hayretinizden
lâhavleniz şaşırır. Bu koca gök taşı (çapı 10 km)
sevgili dünyamızdan 1.6 AU (AU=”astronomical ünit=
150 milyon km), güneşimizden ise 2.5 AU uzaklığında
olduğundan, heyhat ki ne heyhat buhar çıkarıp,
“kuyruk” oluşturamamaktadır.

Sırf hayır duanız almak muradıyla, nereye
bakacağınızın şemasını, arkadaşımız David’in
teleskoplu görüntüsünü, ve de yakınlaştırıcı
mercekle sehpa üzerinde (se+pa =3 ayaklı)
görüntülediğimiz suretini yazımıza eklemiş
bulunmaktayız.

Valla ben de Fuzûli’nin yalancısıyım: Eğer düşman sana
karşı durmadıysa bunun sabebi var; sen yerinde duran
bir güneşsin, düşman ise kör bir yarasadır.
(vech=sebep) (âfitâb-i bi-zevâl=yerinde duran güneş)

“Ger sana düşman mukabil durmadıysa vechi var
Ol durur huffaş, sensin âfitâb-i bi-zevâl”
(Fuzûli)
Gözleriniz hep yükseklerde olsun.
Fakir-i pûr taksir
Timur

Holmes tripod

skymap_north_holmes-1

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s