DR. ZAFER ÖNER’DEN “LILYPAD”

BERKIN

                                                   BERKİN

DR. ZAFER ÖNER’DEN “LILYPAD”

Lilypad,hiç duydunuz mu?
Ya da “Amazonia Victoria Regia” nedir?
Lilypad 50 000 kişilik yüzer bir kentmiş,yapay bir ada imiş.
İklim mültecileri için taa 2008 den beri üzerinde çalışılan bir projeymiş…
Yani bizim mega projemiz gibi değil de benzeri…ikisi de hayalî.
Ben vallahi yeni okudum.
Amazonia Victoria Regia ise büyükçe bir nilüfer çiçeği imiş,hatta en büyüğü,
istisnaî bir esneme kabiliyeti varmış bu Nilüfer çiçeğinin…

Sen kalk tam 250 kez büyüt bu çiçeği
Ve bundan esinlenerek
Üç dağ ve üç dağın aralarında da marinaları olan
50 000 kişiyi barındırabilen,çevreci kocaman bir ekopolis yarat.
İklim mültecileri için…
Fesüphanallah!
İklim mültecileri,
hani bazı ülkelerde deniz suları yükselip,kara parçaları su altında kalacak ya…
İşte oradan kaçmak zorunda kalanların sığınacağı,barınacağı,ekosistemli bir yüzen ada…

Biz Hacettepe’lilerin de sığınacağımız bir ada’ya ihtiyacımız olmaz inşallah!

Daha önce üç kişiyi çömeltip,arkalarına geçip,silahlarını ateşlediler,müslüman olduklarını söyledikleri halde,”biz müslümanız” dedikleri halde!
Öldürüldüler. Suçları alevî olmalarıymış.
En ufak bir şekilde elleri titremedi,öldürenlerin…
Onlar da Müslüman .
Öğle namazının kaç rekât olduğunu bilememişlerdi,
İslamiyet sınavından çakmışlardı.
Bu demekti ki öldürenlerin dergahından değillerdi,ölenler…

Birkaç gün önce de yine Suriye’de,
bu seferde de on kişiyi, yine çömelttiler,sadece içlerinden biri bağırıyordu
avazının çıktığı kadar “ben müslümanım” diye,ama kimin umurunda…
Yine geçtiler arkalarına,yine sıktılar enselerine acımasızca.
Biri arkasına doğru yıkıldı,diğerleri öne doğru yığıldılar…
Silahşörler ikişer kurşun daha attılar devrilenlerin üzerine…Kinleri dinmemişti!
Bu caniler de en ufak bir şekilde rahatsızlık duymadılar,utanmadılar yaptıklarından
sanki normal bir işlevi yerine getirmiş gibi yürüyüp gittiler…
Tıpkı diğerleri gibi

Bizde henüz böyle şeyler yok…
Bizdekiler teker teker gidiyorlar,asla bilerek değil,kasıt yok yani.
Teknik hatadan dolayı!
Mesela gaz fişeğini havaya doğru atmak lâzım,diyorlar
bizimkiler nişan alıp yüzüne,gözüne neresine gelirse basıyorlar tetiğe…

Annesi çocuğunu ekmek almaya yollamış
Nerden bilecek ki serseri bir gaz fişeğine rastlayacak
küçücük çocuğun küçücük kafası…
Kafa işte,ne geziyorsun o saatte,gaz fişeklerinin uçuştuğu yerde…
Ekmek alacakmış,sırasıydı sanki ekmeğin!
Polisin başını belaya soktun işte…
Görev başındaki polisi zora soktun.
Onun katil pozisyonuna düşmesine sebep oldun.
Neyse ki görev başında ve herşey mübah!
Kimi gaz fişeği ile,kimi kurşunla…
Kimi Elvan , kimi Sarısülük…

Diyelim ki eylemci olarak gitti! Ekmek bahane!
Bu demek midir ki ölümü haketti?
Onbeş yaşındaydı bu çocuk,onbeş.

Bizim ülkemizin su ile kaplanacağı riski şimdilik yok.
Yani bizlerin iklim tehlikesi nedeniyle böyle bir ekopolise ihtiyacımız yok ama
bu gidişle siyasi görüşlerimiz ya da aykırı çıkışlarımız nedeniyle,
bizler yani Atatürk’ü şiar edinenler,
tıpkı İran’lılar gibi mülteci durumuna düşebiliriz…
LILYPAD gibi yüzer pekçok ada’yı yapamayız da ithal etmek zorunda kalacağız galiba…

Dünyayı sanayi kaynaklı karbon tehdit ederken ve
onlar çözüm için böyle zihni sinir projeler üzerinde çalışırlarken…
Her türlü yeniliği yeryüzüne onlar getirip doğayı da onlar bozarken
Ve çarelerini de yine onlar ararken
Onların yaptıkları pekçok şeye bizler akıl sır erdiremezken…

Şu bizim dertlerimize bakın.
Türkiye’yi de kökten dinci zihniyet
hem içerden hem dışardan avuçlarına alırsa
Durum vahim…
Bir arkadaşımız bizim bu yönetimle beraber
dinini öğrenmiş,namaza başlamış;o yırttı da
Mesela bir islamî soru da bana sorulursa
cevabım onların doğrularıyla çakışır mı acaba?

Hem daha dindar hem de
Hırsızların ve katillerin ülkesi olduk!
Eş zamanlı. Hem dindar,hem kindar.
Hem dindar,hem hırçın.
Hem dindar hem kaba ve insafsız.
Bir onların uğraştıkları şeylere bakın bir de bizimkilere…
Bir resminde heriki eli ceplerinde
Kaşları ortada birleşik
Bedenini birazcık kıvırıp gülerek poz vermiş.Sol gözüyle de göz kırpmış…

Kırmızı şapkasının altından
Muzipçe bakıyor.
Hep bu sevimli çehresiyle bakacak herkese
ve soracak
“Benim bu yaşta ölmemde
Senin bir suçun var mı” diye!
İyi bakın o kırmızı şapkanın altındaki gülen yüze.
Göz kırpan göze.
Sizinki de olabilirdi!
Kırıpılan gözü değil,ölen çocuğu kastediyorum.
Sizinki de olabilirdi.
Dr. Zafer Öner

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s