DR. PINAR ATAKENT’TEN DR. AYTEN YAKUT’UN EMEKLİLİĞİ

Aytenuntitled1

Sevgili arkadaşım can dostum Prof Dr. Ayten Yakut 21 Kasım 2013 tarihinde sessiz ve sakin bir şekilde emekli oldu. Ayten’in emekliliğinde yanında olup,can arkadaşım için kısa bir konuşma yapmayı planladığımdan son günlerde kendisini sıklıkla arayıp ,emeklilik töreni ile ilgili ayrıntıları öğrenmek istiyordum.Sonunda ayrıntılı bir kutlama yerine küçük ve bilimsel içerikli bir tören istediğini öğrendiğimde üzülmedim ve hayal kırıklığına uğramadım desem yalan olur…Ben can dostum için güzel anıları ,arkadaşlığımızı,dostluğumuzu Ayten’in insanlık yönünü irdeleyen bir konuşma yapmayı planlıyordum…Sonunda Ayten’in sakin,mütevazı ve bilimsel kişiliğine uygun sade abartmasız bir tören istemesini saygıyla karşıladım ve bu yazıyı yazmaya karar verdim..

Ayten’le dostluğumuz Hacettepe Tıp Fakültesi faz 1 de başladı.Onun sakin uyumlu en önemlisi içtenliği arkadaşlığımızın dostluğumuzun temelini oluşturdu.Tıp Fakültesinin ilk yıllarında başlayan yakın dostluğumuz her yıl biraz daha güçlenerek günümüze kadar devam etdı.Ben yaşam yeri olarak NewYork, Ayten ise Eskişehir’i seçti.Yaşam yerlerimiz arasındaki ciddi uzaklık ve yaşam koşullarımızdaki farklılığa rağmen iletişimiz ve yakınlığımız devam etti.Tüm hüzünlü ve sevinçli günlerimde aradığım ilk kişi hep sevgili arkadaşım AYTEN oldu..
Biraraya geldiğimizde eski günleri hatırlayıp yeniden yaşadık. Halk Sağlığı stajını yapdiğimiz Ortabereket Sağlık Ocağı ,oradaki yaşamımız,bölge halkı ve ocak personeli ile olan ilişkilerimiz güncelliğinden hiç kaybetmedi hep sevgi ve özlemle anımsadık..İnşası yeni biten rutubetli ocak binası,çakar almaz odun soba ve Ortabereket’in kemiklerimize işleyen soğuğu…Ayten in sağlık memurunun köpeği tarafından esir alınıp, köpekten binbir özür dileyerek kurtuluşu bizi her zaman güldürdü ve o güzel günleri gençliğimizi anımsattı.

Sevgili arkadaşım bir yıl benim çalıştığım hastaneye bağlı Lamm Inst de Çocuk Nörolojisi Fellow’luğu yaptı.Orada da kişiliği,terbiyesi,davranışları ve bilgisi ile başta Dr.Lamm olmak üzere tüm çalışanların saygı ve beğenisini kazandı.Fellowluğunun sonunda Dr. Lamm’ın Ayten hakkında yaptığı konuşmayı kayda almadığım için kendimi her zaman suçlarım.O konuşmadan sonra orada bulunanlar yalnızca Dr. Yakut değil böyle bir arkadaşa sahip olduğum için beni de kutladılar..Ayten le New york da çok güzel günler geçirdik.Sevgili Yücel arkadaşlığımızın başından beri gurubumuzun bir parçası ve Ayten’in hem yakın bir arkadaşı hem de kardeşi oldu.Kızımız Pelin Ayten teyzesini gerçek bir teyze olarak tanıdı ve o nu çok sevdi. Ayten Türkiye’ye döndükden sonra ailece onun eksikliğini, sevgisini çok hissettik ve onu çok özledik..

Son konuşmamda sevgili arkadaşım emekli olmasına rağmen bilimsel çalışmalarına devam edeceğini bildirdi.Diğer bir güzel haber de eğitim vermeye devam edeceğiydi..

Sevgili Ayten bundan sonraki yaşamında sana sağlık,mutluluk ve başarılar diliyorum.Umarım fazlasıyla hak ettiğin mutluluğu bulursun ve gönlünce bir emeklilik yaşamın olur. Bizim yönümüzdense Ayten her zaman bizlerin sevgilli arkadaşı can dostu, bizim eski değil hiçbir zaman eskimeyecek kardeşimiz ve yol arkadaşımızdır.
Sevgili arkadaşımız uzun yaşa,iyi yaşa ve tüm güzellikler seninle olsun..

Pınar

DR. ZAFER ÖNER’DEN “ÇIKARIRIM KENDİMİ DİVANIMA”

 
Nov 26 at 1:36 AM
26/11/2013
Çıkarırım zaman zaman kendimi
divanıma,
yargılarım suçumu
mümkün olduğunca trafsız ve de bağımsızca.
Bir ben bir de Allah!
Bazan suçlarım kendimi…
Bazan beraat…
Suçluysam mesela
hemen bir burs bağlarım
ya da,kendimce büyücek bir para veririm
bir fakire,haddim olmayarak!
Ordaki sevinç kederimi azaltır
biraz olsun avunurum.
Ama unutamam asla
bir halt yediysem eğer…
O benimle yaşar gider!Sonuç beratsa eğer
yine aynı şeyleri yaparım.
Bu seferki sevinç de sevincimi katmerler…Vicdan muhasebesi bu olsa gerek.
Önce kendini kendin yargılayacaksın!
Eğer mahkûm ettinse kendini kendi nezdinde
seni hiçbir mahkeme aklayamaz!
Ve de unutamazsın asla!
Ancak bir daha yapmamaya gayret edebilirsin!

Yani meselâ
Uygun olmayan yollarla gelmiş
ve de üstelik gizli idareci olmuşsan
torpilinle!
Üstelik bir de “ön muhakkik” yaptırmışsan kendini
bir soruşturmaya,
yani mesela,hem suçlu ve hem de güçlüysen eğer…
Senin kendi divanında aklanmana imkân yoktur!
Vicdanın varsa eğer!

Ama eğer 
Beraat ettiysen kendi nezdinde,
Kendi divanında
Seni hiçbir mahkeme mahkûm edemez:
Sen suçsuzsundur,
hem kendi huzurunda hem Allahın huzurunda!
Sana çektirilen her acı,yenen her hak 
sorumluların ayaklarına dolanır günün birinde?..

Yani sen geliş şeklini içine sindiriyorsan,
torpille geldiğini saklayıp
“Yok öyle,erken gelen oturur”mantığına bürünsen de
Torpille geldiğini unutamazsın asla!
Erken gelmenin öğrencilikten başladığını,bunun da 
yüksek puan demek olduğunu,
göze girmek olduğunu,
hocalarının tercihleri olduğunu
bildiğin için
bürünerek kurtulamazsın o saçma mantığına…

Bir de sana torpil olan kişi her gerektiğinde
hatırlatır yaptığı iyiliği…
Yüzüne söylemese bile
hiç değilse içinden ve de arkandan
“Ben olmasaydım …” diye başlar cümlesine…

Yani sen kendini aklayamazsan kendi divanında…

Yani olayın bizatihi kendisinden değil de
tasvirinden incinirsen,
yani suçlarsan olayı anlatanı,”bana hakaret etti”diye,
yanlışın farkında değilsin demektir…

Gerisi laf ı güzaf kalır 
hem torpilinin,hem senin hem de
hakkın huzurunda!
Dr. Zafer Öner

LİMON SUYU SARIMSAK

  

Gerçek dost yaralı parmağa işer
Yılana sarılan denize düşer.
TS

 

 

Bitkilerle doğal tedavi yöntemine son derece önem veren Rus tıp dünyası, bu formülü yüzlerce yıldır kullanıyor ve son derece başarılı sonuçlar elde ediyor.
Limon suyu ve sarımsakla yapılan karışım, damar sertlikleri, damar yağlanması, damar tıkanıklıkları ve tansiyon gibi sorunları kalıcı olarak ortadan kaldırıyor.

Türkiye’deki bazı doktorlar da hastalarına bu formülü öneriyor.

EVİNİZDE KENDİNİZ YAPABİLİRSİNİZ..

İhtiyacınız olanlar:

– 2 Litre hiç su katılmamış sıkılmış limon suyu

– 40 diş soyulmuş ve ezilmiş sarımsak (Mümkünse Anadolu’da yetiştirilmiş ithal olmayan sarımsaklardan)

– Ağzı sıkı kapanan koyu renkli bir kavanoz

HAZIRLANIŞI

2 Litrelik kavanoz ya da pet şişeyi dolduracak kadar limon satın alın. Limonların suyunu iyice sıkıp şişeye doldurun. Soyulmuş 40 diş orta boy sarımsağı yıkamadan ve ezerek limonun içine atıp şişenin kapağını sıkıca kapatın. 

25 gün boyunca normal ılık bir yerde tutun ve her gün birkaç kez çalkalayın. Yaklaşık 25 gün sonra sarımsakların limon suyunun içinde eridiğini göreceksiniz.
25 gün sonra hazır hale gelen karışımdan her sabah kahvaltıdan yarım saat önce yarım çay bardağı için. Bunu her gün düzenli olarak ve mümkünse aynı saatte yapın. Bu karışımın içine asla başka bir madde (şeker, tuz, tatlandırıcı vs. katmayın)

KANITLANMIŞ FAYDALARI

1- Tüm damar iltihaplarını (vasküler) tedavi ediyor, tıkanan damarları açıyor, damar sertliklerini ve hipertansiyonu önlüyor.
2- Kolesterol ve lipidi düşürüyor, zararlı yağların yakılmasını sağlıyor, kilo verdiriyor (bazal metabolizmayı hızlandırıp yağların yakılmasını sağladığı için iştahı açıyor.), vücuttaki şeker oranını dengeliyor, pankreasin yenilemesini sağlıyor.
3- Böbrek ve safra taşlarını eritiyor, idrar söktürüyor, vücuttaki şişkinliği yok ediyor ve dokularda ödem oluşmasını engelliyor.
4- Helycobeacter pylori adlı ülser mikrobunu öldürerek mide ve on iki parmak bağırsağı ülserinin kesin tedavisini yapıyor.
5- Tüm romatizmal iltihabi önleyor, her tür romatizmal ağrıları dindiriyor, kireçlenmeyi önlüyor, eklem yüzeylerinin yenilenmesini sağlıyor ve her türlü ağrıyı kesiyor.
6- Beyin hücreleri ve tüm sinir sistemlerini yeniliyor, sinirdeki aksiyon potansiyelini düzenleyip ileri-refleks hızını artırıyor, felç ve inme riskini azaltıyor.