Author: timursumer
TEMEL HELADA
ANA KAAAÇ
Küçük Temel avazı yettiğince,
“uy ana kaaaç !. gıız anaaa hemen kaç daa !”
diye bağıraraktan eve girdiğinde, anasıdur..
“ula Temel ha ne bağuraysun da.. pi tarafınu mi koparttılar..” diye sorunca, küçük Temel bir solukta anlatmış idi;
” Ha pu yolun yanunda iki amca koskocaman bir ağaç direği yokuş yukaru ter içinde nefes nefese taşıyorlar idu.. ‘ha pu direği ne yapacaksinuz ?’ deyu sordum..heç bir şey temedular..
pir daha sordum.. heç bir şey temedular..
pir daha sordum.. heç bir şey temedular
pir daha sordum…..
ANA KAAAÇ !…ANA HEMEN KAÇ DAA !..”
FPT Timur
GONCAGÜL
GONCAGÜL
(Yazarı TS) (Çok ince bir gülmecedir dikkat isterim)
Yeni evliler balayı için geldikleri otel odasında
soyunup dökündükten sonra, yeni gelin Goncagül hanım utanaraktan, “kocacığım sana bir itirafım var, sakın kızma gücenme” demesiyle, yeni damat, ” karıcığım kaç kez söyledim, bundan önceki hayatımız geride kaldı, yeni hayatımıza bugün başlıyoruz, eskiyi unutalım” dediyse de yeni gelin ısrarla, “yok mutlaka anlatmam gerek bu uzuun hikâyeyi, yoksa vicdan azabından kurtulamam” deyincek, damattır “eh anlat madem öyleyse” deyip kulağını kabartmış idi.
“Herşey şöyle başlamış idi kocacığım..çoook eskiden, daha henüz buluğ çağına girmiş idim ki, bir gün annem beni mahallenin bakkalına ekmek almaya göndermiş idi..” diye söze başladı Goncagül gelin..
“Dükkâna girince bakkal amca beni dükkânın arkasına çağırdı….”
Damat araya girip, “Goncagülcüğüm, bırak bu eskileri, unut artık..” demesine rağmen, yeni gelin konuşmasını sürdürmüş idi..
“Bakkal amca demişti ki..İsmailciğim, korkma gel..seninle dükkanın arkasına bir geçelim hele..”
Antep fıstığı gibi sırıtaraktan, FPT Dr.Timur Sümer
TEMEL İMAM (2)
Kilisenin rahibi, havranın hahami ve dahi bizim imam
Temel, arkadaşlığı ve dahi muhabbeti öyle de bir ilerletmişler ki, başlamışlar her gün birinin avlusunda kumar oynamaya. Devr-i şeriatta kumar oynamak zinhar memnu olmakla, “bunlar Ergenekonculuk yapmaktalar” diyerekten gammazlayan mı olmuş nedir, mustantikler gaddar olup, aniden başıvermiş zarif kumarcıları.
Önce garibim rahibi sorgulamışlar; “utanmıyor musun
sakalından rahip efendi; haydi itiraf et kumar
oynuyordunuz değil mi?”
Rahip düşünmüş ki arkadaşları ele vermek pek
günahtır, “Hz.İsa nasılsa yalanımı bağışlar” diyerekten efkar yürütüp, ” kumar mı..?..ne kumarı..? tobe oynamıyorduk, iftira billahi..” diyerekten cevaba ayaz etmiş idi.
Bu cevap üzre, mustantikdir, hahama dönüp, “utan bre sakalından haham efendi; haydi itiraf et kumar oynuyordunuz değil mi?” demesiyle, hahamdır “nasılsa Hz.Musa beni bağışlar, arkadaşları katiyyen ele veremem” deyu efkar yürütüp o dahi ,” kumar da ne ola ki. ?.. sanki bilsem oynamayı..billah iftiradır” diyerekten yanıtlamış.
Mustantıklar ise bilahare, Temel imama dönüp sual ettiklerinde ise, Temel’dir, “uy bre mustantik efendi.. ha pu papaz oynamaayı… ha pu haham oynamaayı, haçan pen kimunla oynayrum pu pokyiyenin kumarını..? ”
(Yazarı bilinmiyor: TS uyarlaması)
İmam Temel, rahib efendi ve dahi haham efendi, öyle bir dost olmuşlar ki akıllara ziyan.
Sıcak bir gündür, üçü birlikte ırmakta cıbıl çiblak yüzüp de güneşte kurumakta oldukları bir sırada, nisa taifesinden birkaç hatun kişi kıkırdayıp konuşaraktan yaklaşıp, köşeyi aniden dönmeleriyle, bizimkileri dahi adamakıllı cisçiblak görmeye kalkışdıkları takdirde, rahip ve haham efendiler telaş ile, af buyurun, tenasul uzuvlarını elleriyle şakkadanak kapatıvermişler idi. Temel imam ise heman sakallı yüzünü tabancaları (avuçları) ile örtüvermiş, kadınlar ise, “nemize lazım” deyip, kıkırdasaraktan uzaklaşmışlar idi.
Bilahere, Papaz ve Haham efendi Temel’e,
” Temel’ciğim, uzv-u hicabın cümlemize ayan iken neden cemalını kapattin ?” deyu sual ettiklerinde, Temel eydur, “Vallahi sizi pilmeyrum efendiler amma, ha pizum cemaat penü yüzumdan tanur”.
Kıkırdayaraktan,
(Yazarı bilinmiyor :TS uyarlaması)
KÖPEK BALIKLARI

KÖPEK BALIKLARI
Baba köpek balığı, oğlunu eğitiyor:
– İnsanı görünce, önce uzaklaşıyoruz. Kuyruğumuzu kaldırıyoruz, ağır ağır üzerine gidiyoruz…iki sol dönüş yapıyoruz…uzaklaşıp..tekrar yaklaşıyoruz…hafifçe kuyruk vurup, iki sağ dönüş yapıyoruz…uzaklaşıp, tekrar dönüyoruz….. vee…harttadanak..!! Tamam mı oğlum ? Tekrar et bakiim !
-Görüyoruz, kuyruğu kaldırıyoruz….bir sağa dönüş, sonra harttadanak …!!!
– Lan oğlum..dikkatli dinle lan..Bak..önce…uzaklaşıyoruz. Kuyruğumuzu kaldırıyoruz, ağır ağır üzerine gidiyoruz…iki sol dönüş yapıyoruz…uzaklaşıp..tekrar yaklaşıyoruz…hafifçe omuzuna bir kuyruk vurup..iki sağ dönüş yapıyoruz…uzaklaşıp, dönüyoruz veee harttadanak !! Tamam mı??
– Hımmm..tamam baba anladım : Kuyruğu dikliyorum, 2 dönüş, ve harttadanak !!
– HAYIR..lan oğlum..Bilal bile anlardı billa.. Hadi bir daha anlat..!!
– Önce görüyorum,.. ağır ağır yaklaşıyorum…ee.. iki kere sola dönüş…sonra harttadanak !!! Bu ne ayrıntı baba bee ..!!
– Lan oğlum, ne diyim sana lan ?!.. Bokuyla mokuyla ye öyleyse …zıkkımın kökünü yiyesice ..!! Ye bokuyla mokuyla mâdem…töbe töbeee..ki lâ-havle..
FPT Timur


KAHRAMAN MUSTAFA VE UĞUR

DO WE HAVE ENOUGH JEWS ?
Overheard at the US Military Academy
The commanding officer, a 4-star general at the US Military Academy, gave a lecture on ‘Potential Problems and Military Strategy’. At the end of the lecture, he asked if there were questions.
An officer stood up and asked, “Will there be a third world war? And will the United States take part in it?”
The general answered both questions in the affirmative.
Another officer asked, “Who will be the enemy?”
The general replied, “All indications point to China.” Everyone in the audience was shocked.
A third officer remarked, “General, we are a nation of only 330 million, compared to the 1.5 billion Chinese. Can we win at all, or even survive?”
The general answered, “Just think about this for a moment: In modern warfare, it is not the quantity of soldiers that matters but the quality of an army’s capabilities. For example, in the Middle East we have had a few wars recently where 5 million Jews fought against 150 million Arabs, and Israel was always victorious.”
After a small pause, yet another officer from the back of the auditorium asked, “Do we have enough Jews?
DOKTOR EFENDİ DÖNEMİ BİTTİ
asistanlığını yapan Türk olan Topkapı Hastanesi Başhekimi ve tanınmış
kalp cerrahı Doç. Dr. Edip Kürklü, 5 Haziran 1988’de gazinocu ve
Diyarbakırspor Başkanı Mehmet Yaşar Şerbetçi’nin açık kalp ameliyatını
yapmış, ancak hasta ameliyattan bir hafta sonra “uyuşturucu
kullandığını gizlediği için anestezi komplikasyonu sonucu” hayatını
kaybetmişti. Doç. Dr. Edip Kürklü, 21 Temmuz 1988’de Mehmet Yaşar
Şerbetçi’nin kayınbiraderi Mustafa Turgut tarafından arabasının içinde
kurşunlanarak öldürüldü..Dr. Cengiz Çetin yirmi üç yaşındaydı.Sualtı Hekimliği’nde asistanlığa
başladığının yirminci günü, vurgun yiyen iki dalgıcın tedavisi için
basınç odasına girdi. İstanbul Tıp Fakültesi’ndeki İkinci Harb-i
Umumîden kalma alet patladı… 27 Temmuz 1998 günü hayatını kaybetti.
Dr. Göksel Kalaycı altmış altı yaşındaydı. Önce genel cerrahi, sonra
göğüs cerrahisi ihtisası yapmış, profesör olmuştu. Ameliyat ettiği
hastası “Ben ölürsem sen de öleceksin” diye tehdit etti. Hastanın
yakını tarafından, yıllarını verdiği İstanbul Tıp Fakültesi’nin
bahçesinde vuruldu…11 Kasım 2005 günü hayatını kaybetti…
Dr. Ali Menekşe elli bir yaşındaydı. Giresun Göğüs Hastalıkları
Hastanesi’nde göğüs hastalıkları uzmanıydı. Bir çocuğunu doğumda, on
altı yaşındaki kızını da Ankara yolunda geçirdiği trafik kazasında
kaybetmişti.15 Ocak 2008’de, elli birinci doğum gününde, hastası
tarafından vuruldu…14 Şubat 2008 günü hayatını kaybetti.
Dr. Tolga Erdem yirmi yedi yaşındaydı.Ege Tıp Fakültesi’ni bitirdikten
sonra Şırnak Devlet Hastanesi’nde göreve başlamıştı. Başladığının
birinci ayında iki acil hastayı ambulansla Diyarbakır’a
götürdü..Dönerken Mardin’in Midyat ilçesi yakınlarında ambulans
virajda kayıp devrildi..9 Şubat 2009 günü hayatını kaybetti.
Dr. Ersin Aslan otuz yaşındaydı. (1982 yılının 14 Mart günü, Tıp
Bayramı’nda doğmuştu.) Gaziantep Devlet Hastanesi’nde göğüs cerrahisi
uzmanı olarak çalışıyordu. Ameliyatını bitirip servise çıktı…Daha
önce ameliyat ettiği hastanın ölümünü MERNİS nüfus sistemine bildirmek
zorunda olduğu ve bu nedenle 700
liralık emekli aylığı kesildiği için bu parayı usulsüzce almaya devam
etmek isteyen on yedi yaşındaki torunu tarafından döner bıçağıyla
bıçaklandı…Can çekişirken katili başında bekleyip odasına kimseyi
sokmadı ve kan kaybından ölmesini sağladı…Gaziantep’te çok sevilen
bu değerli cerrah 17 Nisan 2012 günü hayatını kaybetti…
Dr. Mustafa Bilgiç yirmi altı yaşındaydı.Samsun’da On Dokuz Mayıs
Üniversitesi’nde acil tıp asistanıydı. Karısı da aynı tıp fakültesinde
çocuk ihtisası yapıyordu.
Tedavi ettiği Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastasının iğnesi eline
battı… 21 Eylül 2012 günü hayatını kaybetti…
Kenan Evren askeri cuntanın başıydı…
“Mecburi hizmete gelen doktorları ağaca bağlayın, kaçmasınlar.” dedi.
Askerden fazla para alıyorlar diyerek sağlık personel yasasını iptal
ederek tüm sağlık çalışanlarını 657 sayılı yasaya tabi kıldı.. O günkü
parayla 90 bin lira maaş alan bir pratisyen hekim 18 bin lira maaş
almaya başladı.. (Bir teğmen maaşı 35 bin lira idi..)
İmren Aykut Çalışma Bakanı’ ydı…Doktor maaşlarının 400 dolar
civarına inmesi karşısında “Ne verirseniz verin bu doktorların gözü
doymaz.” dedi.
Tansu Çiller Dışişleri Bakanı’ydı…Hariciye Vekaleti’yle hariciye
koğuşunu karıştırdı, hastanelere “Balyoz Harekâtı” düzenledi. (Balyoz
Davası hakimlerinin gözünden kaçtı, ceza almadı.)
Dr.Yıldırım Aktuna Sağlık Bakanı’ydı…Habersiz gittiği bir hastanede
hafta sonu makamında bulamadığı başhekimin kapısını kırdırttı.
Doç. Dr. Osman Durmuş Sağlık Bakanı’ydı…Fuzuli yere yakıyor diye
başhekimin ellerini kalorifer peteğinde kızarttı…
Sağlık Bakanı Prof.Dr.Recep Akdağ “Doktorların eli hastaların cebinde.” dedi.
Yetmedi…Üstüne bi de “Paracı doktorlar gürültü yapıyor.” diye ilave
etti… Sağlıkta Dönüşüm adı altında tüm doktorları ve sağlık
çalışanlarını “sağlık kölesi” haline dönüştürdü..
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “Ben doktora iğne yaptırmam, doktorlar
adamı felç ederler alimallah.” dedi. Yetmedi…Üstüne bi de “Doktor
efendi dönemi bitti.” diye ilave etti…Noktayı koydu..
Evet ey Türk Milleti, ey vatandaş ! Doktor efendi dönemi bitti!..
Artık ciddi ve önemli vakalara müdahale edecek doktor bulamayacaksın !
Artık iyi yetişmiş doktor da bulamayacaksın.. Artık işin lokman
hekimlere, aktarlara, şarlatanlara kalacak ! Şimdi bütün sıkıntılarını
deşarj edebileceğin hastaneler var, istediğin gibi bağırıp-çağırıp
‘benim haklarım var” diyerek terör estirebiliyorsun ! Doktora vururken
elin acırsa şikayet edeceğin alo sağlık- bimer vs telefonların da var
! Şimdilik keyfin yerindesin, şimdi sen EFENDİ’sin, doktor ve sağlık
çalışanları MARABA ! Doktor efendi dönemi bitti!.. Ama ne yazık ki
senin de SAĞLIĞIN BİTTİ ! Bunu zamanla anlayacaksın ! İş işten geçmiş
olacak, başın sağolsun !
Doktor efendi dönemi bitti!..
Toprakları bol Olsun!….
RABAA SELAMI
RTE’DEN RABAA SELAMI

BİRNUR’DAN ÇORAP
NOVA DELPHINI
NOVA DELPHINI 2013 FROM TIMUR’CAMERA: CANON XT; 38-76 MM LENS USING ASTROTRACK; 2 MINUTES SINGLE SHOT
AUGUST 17, 2013; 10:30 PM FENTON, MICHIGAN

WHERE TO LOCATE NOVA DELPHI (ABOVE)

POSSIBLE NOVA DELPHINI FROM FENTON MICHIGAN (ABOVE)
Since showing itself on August 14, 2013, a bright nova in the constellation Delphinus — now officially named Nova Delphini 2013 — has brightened even more. As of this writing, the nova is at magnitude 4.4 to 4.5, meaning that for the first time in years, there is a nova visible to the naked eye — if you have a dark enough sky. Even better, use binoculars or a telescope to see this “new star” in the sky.
The nova was discovered by Japanese amateur astronomer Koichi Itagak. When first spotted, it was at about magnitude 6, but has since brightened. Here’s the light curve of the nova from the AAVSO (American Association of Variable Star Observers) and they’ve also provided a binocular sequence chart, too.
How and where to see the new nova? Below is a great graphic showing exactly where to look in the sky. Additionally, we’ve got some great shots from Universe Today readers around the world who have managed to capture stunning shots of Nova Delpini 2013. You can see more graphics and more about the discovery of the nova on our original ‘breaking news’ article by Bob King.

You must be logged in to post a comment.